Yapmacıklık, ne şekilde olursa olsun en akıllı, en sağgörülü adamı bile kandırabilir;ama yapmacıklık ne kadar büyük bir ustalıkla gizlenirse gizlensin en kıt anlayışlı çoçuk bile onu anlar ve tiksinir.
Dürüst, güzel, soylu ülkülerin, zevklerin noksanlığı değildi bu.
Yaşama gücünün eksikliğiydi. Kalp dediğimiz, atılım dediğimiz, insan önüne açılan sayısız yollardan birini seçmeye, yalnız onu istemeye zorlayan şeyin eksikliği...
-Herhalde size karşı ilgisiz kalan bir adama onu sevdiğinizi söylemediniz?
-Elbette söyleyemezdim; ben hiç bir zaman tek kelime bile söylemedim, ama o biliyordu. Hayır, hayır bakışlar, davranışlar vardır. Yüz yıl yaşasam unutmam.