Lonely woman

DÖN
Yakamozun hükmü şafak sökene kadar Gel-gitlere boğulmadan denizimiz dön Çöller kaç mecnunun ömrüyle kanar Gözlerim seraba aldanmadan dön Gül dahi bülbülün yüklenmiyor sabrına Yıldızlar diklenmiyor güneşlerin şavkına Seni bana yar kılan sahibimin aşkına Şaşkına dönmeden takvimlerim dön Kader kaç sabaha buluşturur gecemi Akıl kaç gün daha teskin eder kalbimi Bıraktığın hasretin tâlân edip gövdemi Kuru dala çevirip kırılmadan dön Ahengine düştüysen başka bir manzaranın Neresinden dönersen kârıdır zararının Kem gözlerin şerrinden kurtulup nazarının Kabulü ol duamın bismillah de dön Taş bildiğim sabrım yenilmeden telaşa Kaç aşık benim gibi anılır ki aşkıyla Emir değil buyruk değil bu haşa Ricasıdır kalbimin kırılmadan dön Kelimeler seni taşımaktan yorulup Üç noktalar dağılıp tek noktada buluşup Ünlem işaretleri sevgime önlem olup Geçmiş zamanlarımın öznesi olmadan dön
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Özlem...
Sevdikçe Özlüyorum.. Özledikçe Daha Çok Seviyorum.. Seni özlüyorum. Gecenin en zifiri anında bile odamı aydınlatan bu aşkı özlüyorum en çok da her gün duyabilmek için çırpındığım sesini. Seni özlüyorum işte... Her kavgamızın sonunda çekdiğim sancıları, seni kaybetmek korkusu yüreğimi bir bıçak gibi kestiği anları bile. Seni özlüyorum kabul ettim artık bunu... Gözbebeklerimin içine yerleşmişsin ve dünyada iyiye ve güzele dair ne varsa içinde sen varsın. Meleklerin kanatlarında geliyorsun sen bana her gün, martıların gözlerinde. Bir papatya demetinin üstündeki uğur böceği oluyorsun, ayın şavkında, umudun mavisindeki en çok bu renge tutkunum bilirsin sen varsın. Yüreğime işlemişim seni bir dantel gibi ince ince düğümlerle... Çözülemezsin çözmem seni. Oradasın orada kalmalısın. Çünkü bir tek sen yüreğime yakışırsın.
Uzaktaki Aşk
Yanındayken yok olduğun.. Uzaktayken yanında olan bir sevdiğin varsa.. Bırak dünyayı dönsün bildiği gibi..
Buram buram gerçek...
Üşüyorum Bir coşku var içimde bu gün kıpır kıpır Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum Gözlerim parke parke taş duvarlarda Açılıyor hayal pencerelerim Hafif bir rüzgar gibi süzülüyorum Kekik kokulu koyaklardan aşarak Güvercinler ülkesinde dolaşıyor Bir çeşme başı arıyorum Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp Mis gibi nane kokuları arasında Ruhumu dinlemek istiyorum Zikre dalmış her şey Güne gülümserken papatyalar Dualar gibi yükselir ümitlerim Güneşle kol kola kırlarda koşarak Siz peygamber çiçekleri toplarken Ben çeşme başında uzanmak istiyorum Huzur dolu içimde Ben sonsuzluğu düşünüyorum Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum Durun kapanmayın pencerelerim Güneşimi kapatmayın Beton çok soğuk, üşüyorum… Muhsin YAZICIOĞLU
Ayrılık, demir çubuk gibi sallanıyor havada Çarpıyor yüzüme yüzüme Sersemledim Kaçıyorum ayrılık kovalıyor beni Yolu yok elinden kurtulmanın Dizlerim kesildi, yıkılacağım… Ayrılık, zaman değil, yol değil; Ayrılık, aramızda bir köprü… Kıldan ince, kılıçtan keskin. Kıldan ince, kılıçtan keskin; Ayrılık, aramızda bir köprü. Seninle diz dize otururken de..