Ben tek başıma da çokluğum, ben tek başıma da kalabalık, kendime dostum. İşte bu fark edişten sonra asıl sevmelerimizi, asıl aşklarımızı yaşamaya başlarız. Kendimizi sevdikten sonra bir başkasına ihtiyacımız olduğu için değil onu gerçekten sevdiğimiz için hayatımıza dahil ederiz. Ve dahil oluruz onun hayatına. Yalnız kalmaktan korktuğumuz için değil. Bir başkasına ihtiyaç duyup kendimizi kandırmak için değil hayatımızı daha keyifli kılmak ve bir başkasına da bu keyfi yaşatmak için sürdürürüz ilişkilerimizi.
Kızıyoruz etrafımızdaki insanlara, onların yaptıklarına ve bize yapmış olduklarına. Keşke hiç dünyaya gelmeselerdi diyoruz böyle bir yetki ve hakka sahipmişiz gibi.
Kendimizden başka herkesi ötekileştiriyor, onların da bizim gibi davranmalarını bekliyoruz. İşte kendimize verdiğimiz en büyük ceza budur belki de.
Başkalarından bizim gibi davranmasını bekleyerek aslında kendimize gecikiyoruz.