Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz, yaşayıp gidecektim. Sen bana dünyada başka bir hayatın da mevcut olduğunu, benim bir de ruhum bulunduğunu öğrettin.
Yani bütün soru “olmak ya da olmamak”tan ibaret değildir.
Soru aynı zamanda ne olduğumuzdur.
Et ve kemikten oluşmuş gerçek insanlar mıyız?
Dünyamızdaki şeyler sahici mi?
Yoksa her tarafımız salt bilinçle mi çevrili?