Subay Mahmut tekrar sordu:
"Yiyecek bitince ne yapacağız?"
"Allah kerim."
"Ama kışın akın güç olur, beyim."
"Allah kerim."
"Nasıl?"
"Mesela bakarsın ki ganimet ayağımıza gelir."
"Ya ganimet gelmeden kalenin etrafı çevrilirse?"
"Yine Allah kerim."
Her şey yalan, her şey sahte, her şey taklit oldu...
Geleneklerimiz öldü.
Saadet uzak bir hayale, yetişilmez bir hülyaya evrildi.
Adetlerimizle beraber sevinçlerimiz de söndü.
Şimdi şaşkın ve mustarip bir nesil!
Her şeyden nefret eden...
Her şeyi fena gören, karanlık gören...
Berbat, hasta, tedavisi imkân haricinde bir nesil...