Parti elini geçmişe daldırıp herhangi bir olay için böyle bir şey olmamıştır diyebiliyorsa bu elbette düpedüz işkenceden ya da ölümden çok dağa ürkütücüydü. ...Üstelik hemen herkes Parti'nin yutturmak istediği yalanı kabul etti mi -bütün arşivler aynı yalanı söyledi mi- o yalan tarihe geçip gerçeğe dönüşüyordu. Parti ögretisi olarak "Geçmişe hükmeden geleceğe hükmeder." deniliyordu; "Ana hükmeden geçmişe hükmeder.." Şimdi gerçek olan ezelden ebede kadar gerçekti. ..."Sadece geçmiş değiştirilmekle kalınmamış aslında yok edilmişti." diye düşündü.
Ve ekliyor birileri:
"Doğunun ayazından, cinayetinden, ağıtçı kadınlarından kork. Batınınsa sadece tuzaklarından. Neşeli, dünyevi, muhteşem hazlarıyla seni tuzaklı kuyulara çekerler. Sana kırmızı elma sunacak kurttur onlar. Leziz, parlak, sihirli bir kırmızı elma için kendi benliğini verirsin. Verme ve dönüşme. Seni sen yapmış olan o acılar senindir. Hiç bir zevke değiştirme onları. Mağribin tuzaklarından uzak dur!"