Dönüp bakmaya cesaretim yok, kıpırdamaya bile cesaretim yok, çünkü mumlar titrediğinde yüzüne ve kapalı dudaklarına peş peşe gölgeler düşüyor, sanki yüz hatları oynamış gibi görünüyor ve ölmediğine inanasım geliyor; tekrar uyanıp o berrak sesiyle bana çocukça sevimli bir şey söyleyecek sanıyorum.
Belki bu halin
fizyolojik, psikolojik filan izahı vardır.
Belki de sebep buna
bana aylardır
kendi sesimden başka insan sesi duyurmayan
bu demirli pencere
bu toprak testi
bu dört duvardır...