Dudakların kalsın bir tek,
İnce, manidar, ödünç ve teslimiyetçi dudakların.
Nasıl olsa anlayacağı yok bizi bu rezil çağın
Biri öksüz, Şubatı Mart'ta bağlayan gece
İki de hırka ayırdım bizim için
Fazlası yük, fazlası telaş olur yüreğimiz için.
İçimin sütunları kırıldı, yüreğimin en ince dehlizlerinde sevdanın kor alevleri sel oldu. Zihnimin içinde elinde hançeriyle bir deli dolanır, sağa sola sallar durur elindekini.
Kırılırım, gün doğmaz bana
İncinirim, uyku uyumam
Bilirim öldürmez bu beni ama yaşamak da iştahını kaybeder.
İnsan, sert bir duvara çarptığında veyahut yüksek bir yerden düştüğünde ne hisseder?
Çarptığı duvar ne hisseder?
Düştüğü yer ne hisseder?
Öyle işte!
Kaburgalarımın kırıldığını hissediyorum gururum kırıldığında.