"Evin her yeri çöp dolmuş, çöpleri atmaktansa bana uzun uzun evin inşaat kalitesinden, hiç güneş almamasından, üst komşunun iğrenç bir insan olmasından, dahası, ülkemizdeki çarpık kentleşmeden, yükselen ev kredisi faizlerinden, son işinden kovuluş sebeplerinden bahsediyorsun. Kalk çöpü at be adam."
Yüzünde bir gülümseme, sigarasını duvarda söndürüyor:"Böyle biri olmamı mı isterdin, çöpü atan?" Bana kendimi sıradan hissettirerek provoke ettiğini düşünüyor. Ah buna eskiden nasıl kanardım! Şimdi asıl sıradan olanın o olduğunu biliyorum. "Biliyor musun, bir semt olsan Moda olurdun," diyorum. "flamingolar gibi oralarda dolaşıyorsunuz." Hiç anlamıyor. Anlamasın, umrumda değil. Ayağa kalkıyorum. "Nereye?" diyor. "Ben bir semt olsam neresi olurdum sence?" diyorum. Düşünüyor, bulamıyor. "İşte oraya gidiyorum. Bulursan, karşılaşırız." diyorum.