Allah, kaderini bütün bir milletin kaderi ile kesiştirdiği kullarına ‘kaderin üstünde bir kader vardır’ sırrınca, her bir işlerinde feraset ve basiretle doğruyu yanlıştan hak ölçüsüyle ayırt ederek hareket edebilmeyi, o milletin din-i mübin-i İslam’a yaptığı hizmetler hatırına, O milletten umudu olan ümmetin mazlumlarının gözyaşları hatırına nasip etsin. Âmin.
Şah-ı Nakşibend Hazretleri, “İnsan nasıl olmalı?” sualine cevaben bu hadis-i şeriften mülhem muhteşem bir cevap vermişler: “Son nefeste nasıl olmak istiyorsa hep öyle olmalı!”. Merhum Mehmed Zahid Kotku Hazretleri ise meselenin mekân boyutunu bir tek cümlede özetleyivermiş: “Ölmek istemeyeceğin yerde bulunma!”