"Devrimci insanları ikiye bölen nefretin mantıklı bir kökeni olsaydı, bu kadar uzun sürmezdi. Ama duygusal ve mistik öğelerden doğduğu için, insanlar nefreti ne unutabilir ne de affedebilir. Nefretin kaynağı farklı taraflarda da benzer olduğu için, kendini benzer şiddet yollarıyla açığa vurur..."
" Çevremizdeki insanlar her türlü koşulun değil, belirli koşulların yaratımlarıdır. Benliğimiz, atalarımızdan gelen kişiliklerin artıkları olan sayısız benliğin birleşiminden meydana gelir. Bunların birleşimiyle sosyal çevre farklılaşmadığı zamanlarda oldukça kalıcı olan bir denge oluşur. Ama çevre dikkate değer ölçüde değiştiğinde bu denge kırılır..."