Mehmet B

Mehmet B
@Mehmettb
We are all slaves to our feelings
Puan vermedi·192 syf.··
2024 266. kitabı
Hata Neredeydi? Bernard Lewis Bernard Lewis tarafından Ocak 2002'de kaleme alınan ve 11 Eylül terörist saldırılarının ardından yayımlanan bu eser, tarihsel bir perspektiften modern İslam dünyasının Batı ile olan ilişkisini sorgulayan önemli bir çalışmadır. Kitap, aslında Lewis'in Ocak 2002'de The Atlantic Monthly dergisinde yayımlanan bir makaleden doğmuştur ve bu makalede yazar, İslam dünyasının modernleşme sürecindeki zorluklarını ele alarak, bu durumun kökenlerine dair derinlemesine bir analiz sunmaktadır. Lewis, özellikle 1683 yılında Osmanlı İmparatorluğu'nun Viyana'ya yaptığı ikinci kuşatmanın başarısızlığının, İslam dünyasının Batı ile rekabet edememesi ve modernleşme sürecinde yaşadığı sıkıntıların başlangıç noktası olarak önemine vurgu yapmaktadır. Bu tarih, sadece askeri bir yenilgi değil, aynı zamanda bir zihniyetin, bir çağın kapanışının ve yeni bir çağın başlangıcının sembolü olarak değerlendirilmektedir. Osmanlı'nın Viyana'yı fethetme çabası, İslam dünyasının Batı ile olan ilişkisini derinlemesine etkileyen bir dönüm noktası olarak kabul edilmektedir. Bu başarısızlık, İslam toplumlarında bir tür duraklama ve içe kapanma döneminin başlangıcını işaret ederken, Batı'nın ise sanayi devrimiyle birlikte hızla yükselmesi ve modernleşme sürecini hızlandırmasıyla sonuçlanmıştır. Lewis, bu durumu, İslam dünyasının çeşitli yönlerden modernleşememesi ve Batı'nın öncülüğünde gelişen bilim, teknoloji ve sosyal yapıyla bütünleşememesi olarak analiz etmektedir. Yazar, bu başarısızlığın, İslam coğrafyasındaki birçok insanın gözünde, Batılı güçlerin bu bölgeler üzerinde feci bir hakimiyet pozisyonu elde etmesine zemin hazırladığını ileri sürmektedir. Lewis'in tezi, İslam dünyasının modernleşme sürecini sadece bir tarihsel olgu olarak değil, aynı zamanda kültürel, sosyal ve siyasi
1000Kitap
Hata Neredeydi?Bernard Lewis · Kronik Kitap · 20202,214 okunma
Reklam
Puan vermedi·352 syf.··
2024 270. kitabı
İslam ve Batı Bernard Lewis "İslam ve Batı" başlıklı eser, İngilizce olarak yayınlanmış on bir makaleden oluşan bir derlemedir ve bu makaleler, yazar Lewis tarafından kaleme alınmıştır. Bu çalışma, İslam ve Hristiyanlık arasındaki tarihsel etkileşimi üç ana başlık altında düzenleyerek derinlemesine incelemektedir: "Karşılaşmalar, Çalışmalar ve Algılar," "İslam’ın Yanıtı ve Tepkisi." Lewis, bu makalelerde İslam ve Hristiyanlığın ilk kez karşı karşıya gelmesinden itibaren birbirlerini anlama çabalarını ve bu iki dinin mensuplarının bir arada yaşama koşullarını ele alır. İslam ve Hristiyanlık, tarih boyunca birçok çatışmaya sahne olsa da, Lewis’in perspektifine göre, aslında iki kardeş uygarlığı temsil etmektedirler. Bu bağlamda, onların arasındaki ilişkilerdeki çatışmaların, daha çok benzerliklerinden kaynaklandığına dikkat çeker. Lewis, "1400 yıldan daha uzun bir süredir, İslam ve Hristiyanlık, genellikle birbirine rakip, zaman zaman da düşman ama her zaman komşu olarak yan yana yaşadılar." derken, bu iki büyük dinin ve onun mensuplarının arasındaki karmaşık ilişkilerin tarihsel derinliğini vurgulamaktadır. Bu ifade, sadece bir tarihsel gerçekliği değil, aynı zamanda bu iki dinin birbirleriyle olan ilişkilerinin nasıl şekillendiğini de gözler önüne serer. İslam ve Hristiyanlık, Asya ve Afrika'nın daha eski inanç ve kültürleriyle kıyaslandığında, ortak bir mirasa sahip olmalarıyla dikkat çekerler. Bu ortak miras, farklı coğrafi ve kültürel bağlamlarda gelişmiş olmalarına rağmen, her iki dini de derinlemesine etkilemiştir. Lewis, bu iki dinin coğrafi olarak da ortak bir alanı paylaştığını ve bu durumun tarihsel süreçteki etkileşimlerini artırdığını belirtir. Lewis’in çalışmaları, İslam ve Hristiyanlık arasındaki ilişkilerin sadece bir çatışma alanı olmadığını, aynı zamanda iki
1000Kitap
İslam ve BatıBernard Lewis · Akılçelen Kitaplar · 2016142 okunma
Puan vermedi·271 syf.··
2024 271. kitabı
B Tarihte Araplar Bernard Lewis Tarihte Araplar eseri, Arapların kimler olduğunu ve tarihteki yerlerini anlamak için son derece kıymetli bir kaynak olarak öne çıkmaktadır. Lewis, Arapların tarihsel gelişimlerini, İslam öncesi dönemden başlayarak günümüze kadar kapsamlı bir şekilde incelemektedir. Bu eser, sadece Arapların kendi iç dinamiklerini değil, aynı zamanda onları etkileyen dış faktörleri de gözler önüne seriyor. Lewis, Arapların tarih sahnesindeki başarılarını, kurdukları devletleri ve dünya üzerindeki etkilerini detaylı bir biçimde analiz ederken, İslam’ın doğuşunu ve bu süreçte Arap krallıklarının İslam İmparatorluğu’na dönüşümünü de irdeliyor. Bu dönüşüm, sadece dini bir değişim değil, aynı zamanda siyasi ve toplumsal bir yeniden yapılanma sürecidir. Lewis, bu karmaşık süreci sade bir dille okuyucuya aktararak, tarihi olayların arka planındaki dinamikleri net bir biçimde ortaya koyuyor. Orta Doğu'daki güncel olaylara da değinen Lewis, Arap Dünyası’nı şekillendiren içsel ve dışsal kuvvetleri detaylandırarak, olayların kökenlerini anlamamıza yardımcı oluyor. Özellikle Batı'nın icatları ve kurumlarının, geleneksel Arap yapıları ve geleneklerini nasıl parçaladığına dair yaptığı tespitler, günümüzdeki toplumsal, siyasi ve kültürel yenilik taleplerinin nedenlerini de açıklıyor. Bu bağlamda, Lewis, Arap toplumlarının, tarih boyunca karşılaştıkları zorlukların ve değişimlerin etkisiyle nasıl bir evrim geçirdiğini irdeleyerek, okuyuculara bu sürecin derinliklerine inme fırsatı sunuyor. Lewis’in anlatımı, hem isabetli hem de ilgi çekici bir şekilde, Arapların geçmişteki rolünü ve günümüzdeki konumunu anlamamıza yardımcı olurken, tarihsel olayların günümüz üzerindeki etkilerini de sorgulamamıza olanak tanıyor. Eser, sadece akademik bir çalışma olmanın ötesinde, geniş bir kitleye
1000Kitap
Tarihte AraplarBernard Lewis · Ağaç Kitabevi Yayınları · 2010116 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2024 273. kitabı
Orta Doğu’da Irk Kavramı ve Kölelik Bernard Lewis Orta Doğu'da Irk ve Kölelik Kitabi,Lewis'in 1990 yılında kaleme aldığı önemli bir eserdir. Bu kitap, Orta Doğu'daki kölelik olgusunu derinlemesine inceleyerek, tarihsel bağlamda köleliğin İslami rejimi ve köleliğin ilk ortaya çıkışından itibaren bölgede nasıl çeşitlendiğini ele almaktadır. Lewis, çalışmasında köleliğin tarihsel kökenlerini araştırırken, bu olgunun farklı inanç sistemleri ve kültürel bağlamlarla olan etkileşimini de gözler önüne seriyor. Kitabın başlangıcında, İslam'ın kölelik üzerindeki rolü detaylı bir şekilde tartışılmakta; bu bağlamda, Müslüman topluluklarının köleliğe bakış açısı, kölelerin toplum içindeki yeri ve İslam hukuku çerçevesinde köleliğin nasıl temellendirildiği üzerinde durulmaktadır. Lewis, köleliğin yalnızca İslam ile sınırlı olmadığını, aynı zamanda Hristiyanlık, Yahudilik, Zerdüşt gibi diğer dinler ve eski putperest inançlarla da bağlantılı olduğunu vurgulamaktadır. Orta Doğu'daki kölelik pratiğinin, tarihsel olarak çeşitli dinlerin ve kültürlerin etkisi altında nasıl şekillendiğini inceleyen Lewis, bu bağlamda köleliğin toplumsal ve ekonomik boyutlarını da ele alır. İslam öncesi dönemde, köleliğin yaygın bir uygulama olduğu ve bu uygulamanın zamanla İslam toplumları içerisinde nasıl değiştiği, kitapta önemli bir yer tutmaktadır. Lewis, köleliğin yalnızca ekonomik bir araç değil, aynı zamanda sosyal statüyü belirleyen bir unsuru olduğunu dile getirir. İslam toplumlarında, kölelerin hakları ve muameleleri üzerine yazılı olan kurallar, köleliğin bir biçimde meşrulaştırılmasına ve düzenlenmesine olanak tanımıştır. Ancak, bu durum kölelerin insanlık onuru açısından maruz kaldıkları olumsuzlukları göz ardı etmemektedir. Ayrıca, Lewis'in eserinde köleliğin çeşitli biçimlerinin ve türlerinin nasıl ortaya çıktığına dair
1000Kitap
Orta Doğu’da Irk Kavramı ve KölelikBernard Lewis · Akılçelen Kitaplar · 201791 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2024 274. kitabı
İslam'ın Siyasal Söylemi Bernard Lewis Cihat, İslam’ın temel kavramlarından biridir ve genellikle "mücadele" veya "gayret" olarak tanımlanır. Ancak bu kavram, tarihsel ve kültürel bağlamda farklı anlamlar kazanmıştır. İslam’a göre cihat, hem içsel bir mücadele olan nefsin terbiye edilmesi hem de dışsal düşmanlara karşı savunma anlamına gelir. Müslümanların kanun anlayışı ise, genellikle İslami hukuk (şeriat) çerçevesinde şekillenir; bu hukuk, Kur'an ve Hadis gibi temel kaynaklardan beslenir. İslam’ın kâfirlere karşı tutumu da oldukça karmaşık ve çok boyutludur; bu tutum, tarihsel bağlamda değişiklik gösterebilir ve farklı mezhepler arasında da farklılıklar arz edebilir. Bernard Lewis, İslam’ın siyasal söyleminin gelişimini Peygamber’in zamanından günümüze kadar izleyerek, bu karmaşık dinamikleri anlamaya çalışmaktadır. Edebi ve tarihi kaynakları derinlemesine inceleyen Lewis, Arapça, Türkçe ve Farsça belgeleri kullanarak İslam’ın siyaset düşüncesi ile Batı siyaset teorisi arasındaki farklılıkları ortaya koymaktadır. Bu noktada, Lewis’in sunduğu analizler, İslam dünyasındaki siyaset algısına ve uygulamalarına ışık tutmakta, tarihsel ve çağdaş bağlamda önemli bir perspektif sunmaktadır. Günümüzde, İslam’ı siyasal söyleminden ayrı düşünmek neredeyse imkânsız hale gelmiştir. İslam’ın siyaset sahasında ortaya koyduğu konular ve başlıklar, tarih boyunca olduğu gibi günümüzde de yoğun bir şekilde tartışılmaktadır. Örneğin, İslamcı hareketler, demokratikleşme süreçleri, insan hakları ve kadın hakları gibi konular, hem Müslüman toplumlar içinde hem de uluslararası alanda sıklıkla sorgulanmaktadır. Bu durum, İslam’ın siyasi söyleminin sadece bir din olmanın ötesine geçtiğini, aynı zamanda modern siyasetle iç içe geçmiş olduğunu göstermektedir. Lewis’in eserinde dikkat çektiği bir diğer önemli nokta,
1000Kitap
İslam'ın Siyasal SöylemiBernard Lewis · Kronik Kitap · 2021211 okunma
Reklam