Mehmetulzade

Mehmetulzade
@Mehmetulzade
36 okur puanı
Aralık 2021 tarihinde katıldı
Hepimiz biliyoruz ki, insan fizyoloji ve fizik yasalarına tabi, maddesel bir varlıktır ve tüm duygularımızı birleştirsek de duygularımızın gücü bu yasalarla savaşamaz; biz bu yasalardan ancak nefret edebiliriz. Aşıklarla şairlerin ölümden daha kalıcı olan aşkın gücüne duydukları o sonsuz inanç, şu bizi yüzyıllardır peşinden sürükleyen *finis vitae sed non amoris(*Ömür tükense de aşk(sevgi) tükenmez) inanışı bir yalandı.
Sayfa 309
Alıntı
Reklam
İnsanlar içinde boğulacaktım. Sessiz ve dikkatli olacaktım ve böylece değer verilen bir arkadaş olacaktım. Birçok tanıdığım, hatta dostum ve kadınlarım, hatta belki tek bir kadınım olacaktı. Gülümsemek, selamlaşmak, yataktan kalkmak, Dünya'daki yaşamı oluşturan küçücük binlerce eylemde bulunmak için kendimi bir süre zorlamak durumunda kalacaktım. Ta ki bu eylemler rutin hale gelene dek. Yeni ilgi alanları, yeni uğraşlar bulacak, ama kendimi bunlara tümüyle veremeyecektim. Artık kendimi asla hiçbir şeye ya da hiç kimseye tümüyle veremeyecektim.
Sayfa 297
Edebiyat
Etrafımı saran delilik çemberini kırmayı başaramayacakmışım gibi geliyordu bana, çünkü insanın kendi beyninden farklı düşünmesi mümkün değildi, bedeninde olagelen süreçlerin normalliğini denetlemek için kendisinin dışına çıkması mümkün değildi.
Sayfa 77
Edebiyat
Çünkü sadece hastayken gördüğümüz düşte değil, en normal olduğumuz zamanda gördüğümüz düşte de gerçekte hiç tanımadığımız insanlarla konuştuğu- muz, bu insanlara sorular sorduğumuz ve verdikleri yanıtları duyduğumuz olurdu. Üstelik bu insanlar aslında kendi bilincimizin ceninleriydi, tabiri caizse bilincimizde var olanlar arasından kısa bir süreliğine seçilmiş, görünüşte bağımsız parçalardı sadece; (onları gördüğümüz düşte) bizimle konuşmadıkları sürece ağızlarından hangi sözcüklerin döküleceğini bilemezdik. Ama aslında o sözcükler kendi zihnimizin o ayrı bölümü tarafından hazırlanmış olurdu ve bu yüzden onları düş ürünü bir insanın ağzına yerleştirmek adına aklımızdan geçirdiğimiz anda ne olduklarını bilmek durumunda kalırdık artık.
Sayfa 76
Alıntı
"Normal insan... nedir normal insan?" dedi. "Hiç iğrenç bir şey yapmamış olan mıdır? Evet, ama böyle bir şey yapmayı hiç mi düşünmemiştir? Düşünmemiş de olabilir, sadece onun içindeki bir şey düşünmüştür bunu, akına hücum etmiştir bu on ya da otuz yıl önce, belki buna karşı koyup unutmuştur, korkmamıştır da ondan, çünkü asla eyleme dökmeyeceğini biliyordur.Evet, şimdi bir düşünsene; günün birinde aniden, başka insanlar arasında, ete kemiğe bürünmüş ve kendine zincirlenmiş, yok edilemez olanla karşı karşıya gelir, peki ya sonra?
Sayfa 108
Edebiyat