Mehtapishere

…bu adam ruhunda sadakatin ta kendisiydi. Yani istese de sadakatsizlik edemezdi. Eşyalara bile sadıktı. Her şeyi saklar, muhafaza ederdi. Bu onun burjuva yanıydı; asil bir burjuvalık. Üstelik sadece eşyalan değil, hayatta sevdiği, değerli ve anlamlı bulduğu her şeyi muhafaza ederdi; anlarsın ya... Güzel âdetleri, yaşam biçimlerini, mobilyaları, ahlakını, köprüleri, dünyayı; insanların olağanüstü çaba sarf ederek, sayısız buluş ve acılarla, kimini büyük fikirlerin yardımıyla, kimini elleri nasır tutarak inşa ettikleri her şeyi... Bütün bunlar onun için aynı derecede önemliydi; sevdiği ve saklamak istediği şey, dünyaydı.
Sayfa 48·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
… bana heykeli göstermişti. Ve bu yüzde ne garez ne de özlem olduğunu, bu yüzdeki her şeyin kül olup silindiğini, bu yüzün her şeyi bildiğini ve hiçbir şey istemediğini söylemişti; ne cezalandırmak ne bağışlamak, hiçbir şey, hiç ama hiçbir şey. Böyle olmak lazım, demişti heykelin önünde. Bu, insanın nihai kusursuzluğuymuş; bu kutsal kayıtsızlık, bu mutlak yalnızlık, bu acıya ve sevince sağırlık. Aynen böyle söylemişti.
Sayfa 43·Kitabı okudu
Sessizlik, dikenli güney bitkilerinin kokusu, hasta kalpler için ince bir keten sargı bezi gibi her yeri kaplayan mis kokulu ılık pus, bütün bunlar beni de derinden etkiliyor. İlk kez Krisztina'nın bütünüyle yanımda olmadığını hissediyor ve uzaklardan, çok uzaklardan, zamanın başlangıcından zeki, hüzünlü bir ses duyuyorum; babamın sesini. Ses senden bahsediyor Konrád"; misafire ilk kez adıyla hitap ediyor, öfkelenmeden, kızmadan, tarafsız ve nazik bir biçimde, "ve senin gerçek bir asker olmadığını, başka türlü bir insan olduğunu söylüyor. Bunu anlamıyorum, başka türlülüğün ne anlama geldiğini henüz bilmiyorum. Meselenin daima bu olduğunu, erkekler ve kadınlar, dostlar ve ahbaplar arasında meselenin daima bu insanlığı iki gruba ayıran başka türlülük olduğunu kendime öğretmem uzun zaman ve yalnız geçen saatler alıyor. Bazen dünyada sadece bu iki grubun olduğuna, bütün sınıf farklarının, dünya görüşünün ve güç ilişkilerinin bütün nüanslarının sadece bu başka türlülüğün çeşitlemeleri olduğuna inanıyorum. Nasıl ki tehlike halinde ancak aynı kan grubundan insanlar birbirinin yardımına koşabiliyorsa, bir ruh da diğerine ancak o diğeri başka türlü değilse, ikisinin fikirlerin ve inançların ötesindeki en gizli gerçekleri benzerse yardım edebiliyor. Orada, Arco'da, eğlencenin sona erdiğini, Krisztina'nın da başka türlü olduğunu idrak ettim. Kitap okumayan ama yalnızlığın ve hayatın gerçeği teşhis etmeyi öğrettiği babamın söyledikleri aklıma geldi; evet, bu ikiliği biliyordu, onun da karşısına bir kadın çıkmış, onu çok sevmiş ama yine de yanında yalnız kalmıştı, çünkü ayrı türde insanlardılar, ayrı türde mizaçlar, ayrı türde yaşam ritimleri, çünkü annem de 'başka türlüydü; senin gibi, Krisztina gibi. Ve Arco'da bir şeyi daha idrak ettim. Beni anneme, sana ve Krisztina'ya bağlayan
Sayfa 92·Kitabı okudu

Mehtapishere

, bir kitap okudu
Puan vermedi·308 syf.·
10 günde okudu
·
2025 16. kitabı
Sándor Márai
8.2/10 · 4.482 okunma
…Onları ciddiyet ve sorumluluk bilinciyle dinleyip cevap veriyordu ama sesinde hep hafif bir merhamet tınısı vardı; insanların ifadelerinde daima bir parça kabalık, hırs, yalan ve bastırılmışlık olduğunu, dolayısıyla karşısındaki kişi büyük bir dürüstlükle konuşuyor olsa bile söyledikleri her şeyi gerçek saymamak gerektiğini biliyordu. Tabii bunu açık açık söyleyemezdi; o yüzden de onlara lütufkâr bir kibir, ciddiyet ve şüpheyle bakıyor, arada gülümseyerek kafasını sallıyor, sanki şöyle demek istiyordu: "Siz lütfen devam edin. Ben bildiğimi bilirim."
Sayfa 20·Kitabı okudu