Kaybetme korkusunun temelleri erken çocukluk yıllarına dek dayanıyor. Sahip oldukları potansiyelle tanıştırılmayan, her isteği yerine getirilen, kendi çabasıyla edinmeyi ya da kazanmayı öğrenmeyen, teşvik edilmeyen, özgüveni desteklenmeyen çocuklar anne babalarına bağımlılık geliştirirler ki bağımlılık duygusu beraberinde kaybetme korkusunu da geliştirir. Sahip olduklarını kaybetme korkusu, diğer bir yönüyle kaybettiklerinin boşluğunu dolduramamak, onlarsız hayatın devam edemeyeceği, onlarsız kişinin kendi becerilerinin bir işe yaramayacağı kaygısıdır.
Başkasına şuursuzca emek vermek, saçını süpürge etmek, hayatını gözden çıkarmak, seviyor görünüp birini yok etmek, fedakârlıkta sınır tanımamak sevgi değildir, korku, kaygı ve bağımlılıktır.