Bir diş çekildikten sonra bile yerinde ağzından daha büyük bir boşluk kaldığı zannedildiği halde, ayrılan bir bacağın yerinde kalan uçurumun baş dönmesine nasıl alışılır?
Peyami Safa'nın bu kadar önemli bir yazar olmasın da ki belki de en önemli sebeplerden biridir; Dokuzuncu Hariciye Koğuşu. Çünkü yazar bu kitapta bir olay örgüsünden çok bacağı yüzünden çeşitli sıkıntılar çekmekte olan genç bir erkeğin psikolojisine, iç dünyasına girmiştir.
Kitap kesinlikle okunması gereken bir eser.
Belki de bu kitabı okuduktan sonra etrafımızda olan hasta insanları biraz daha anlayabiliriz. Ama Peyami Safa'nın dediği gibi ; "büyük bir hastalık geçirmeyeler, her şeyi anladıklarını iddia edemezler."
Hepinize iyi okurlar...