Her öyküsünden sonra içimizde koca bir boşluk duygusu uyandıran, durup düşündüren, kendimizi sorgulatan, toplumun gerçek yüzünü bu derece iyi tasvir eden ve her seferinde kalbimize dokunmayı başaran kaç Sabahattin Ali vardır ki?
Otuz Milyon Kelime yani kısaca OMK bebekler ve çocuklar için özel olarak hazırlanmış harika bir kitap.
Dr. Dana Suskind aslında bir koklear implant cerrahı. Yani duyma yetisi olmayan çocukların en
Bin Dokuz Yüz Seksen Dört bir uyarı çığlığıdır!! Herkesin bir şeyler alabileceği naçizane eserlerden biridir.
Her şeyin tümüyle devletin denetiminde olduğu, hafızalardan yoksun bırakılmış toplum
Ödül bir ceza mı diye düşünmeye başlamışsınızdır kitabın ismini görünce. Evet ödül bir cezadır. Bu kitabı okuyunca doğru bilinen yanlışlar listesinde ilk sıralarda yer alınması gerektiğini siz de
Delilik, akıl hastalığı veya şizofreni nedir bunlar?
Bir insan neden kendi canına bile bile zarar verir?
Joanne Greenberg bu soruların cevabını verebilecek belki de en önemli isimlerden. Çünkü kendi yaşantısından yola çıkarak yazmış bu kitabı.
Doğduğu dünyanın kurumlarıyla, insanlarıyla bağdaşmayı öğrenemeyen bir genç kız Deborah. Bu iletişimsizlik onu başka düşsel bir dünyaya itmiş. Yr krallı... Öyle ki bu dünyanin varlığına o kadar inanmış ki gerçek ile düşseli ayırt edememeye başlamış. Asıl sorun da burda başlamış ya. Akıl hastanesine yatırılmış ve Dr. Fried "kurtarma operasyonu" nu başlatmış.
Dr. Fried'in istediği şey ise ona seçim yapma özgürlüğü vermek. Kitapta bunu şöyle açıklamış; Sana hiçbir zaman gül bahçesi vadetmedim ben... Hiçbir zaman kusursuz bir adalet vadetmedim... Ve hiçbir zaman huzur ya da mutluluk vadetmedim... Sana ancak bütün bunlarla savaşma özgürlüğü vadedebilirim.
Dünya da bunları vadedecek biri var mı zaten? Önemli olan bunlar uğruna savaşmaktır.
Peki Deborah seçim yapabilme fırsatına kavuşabilecek mi? Kavuşursa hangi dünyayı seçecek? Düşsel olan mı gerçek olan mı?
Onları oldukları gibi kendini de olduğun gibi bırakıp gene de sevebilir misin onları?