Zaman böylesine kıt ve dünya böylesine zalimken insan nasıl böylesine gelişigüzel yaşayabilir ki? Bir yol bulmalı, bir dünya kurmalı, bir el tutmalı insan; sitemkâr ba- kışlarla yaşama boş vermek üzere olan bir el. Tutmalı ve kendi boş vermişliğinin uyanışıyla onu sımsıcak sarmalı.