Mel

Eros; güneşcil ve gececildir. Aşıkların gözünde, beden düşünür ve ruh dokunulabilirdir.  Aşk, kozmopolit bir tutkudur.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Şiirin dille ilişkisi, erotizmin cinsellikle ilişkisine benzer. Aynı biçimde, şiir denen sözel duruşmada dil, doğal amacı olan iletişimden sapar. Dil doğal olarak çizgiseldir; sözcükler, akan su gibi birbirini izler. Oysa bir şiirde çizgisellik kendi üstüne kıvrılır, adımlarını geriye doğru izler, dolambaçlanır. Düz çizgi, ilk-örnek değildir artık, yerini daire ile sarmal almıştır. Dilin emeklemekten vazgeçip ayaklarını yere bastığı boşlukta sendelediği an gelip çatar; sonra artık kımıldamadığı, kendini saydam bir cisme -bir küp'e, bir küreye, bir dikilitaşa- dönüştürdüğü an gelir, sayfanın tam ortasına sağlamca kurulur. Anlamlar yakınına ya da uzağına düşer; her iki yönde de kendilerini silip geçerler. Sözcükler, düzyazıda söylediklerini söylemiyorlardır artık; şiir ,anlatmaya özenmez, var olmaya özenir yalnızca. Şiir, tıpkı erotizmin üremeyi ayraca alması gibi iletişimi ayraca alır. Şiir ile erotizm, duygulardan kaynaklanır, ama o alanda kalmaz. Katları açıldıkça imgesel kümeleşmeler yaratırlar: Şiirler ve törenler. Cinsellik, erotizm ve aşk, aynı olgunun farklı yüzleridir, hayat dediğimiz şeyin görünümleri. Üçünden en eskisi, en anlaşılabilir, en temel olanı, cinselliktir. Cinsellik, asal kaynaktır. Erotizm ile aşk, cinsel içgüdüden türeyen kalıplardır: Cinselliği sık sık bilinemez bir şeye dönüştüren billurlaşmalar, yüceltmeler, saptırmalar ve yoğunlaşmalar; tek merkezli dairelerde gördüğümüz gibi cinsellik, bu tutku geometrisinin merkezi ve eksenidir.  Erotizmi cinsellikten ayıran en önemli şey, kendini açığa vurduğu kalıpların sonsuz çeşitliliğidir. Erotizm yaratıdır, hiç durmayan bir değişmedir; cinsellik ise hep aynıdır. Erotik edimin kahramanı cinselliktir, daha doğrusu cinsiyetler. Çoğul kullanmak şart, çünkü tek başına alınan hazlarda bile cinsel istek
Kıskançlık içsel ve dışsal öğeleri bulunan karmaşık bir tepkidir. Kıskançlığın içsel öğeleri, genellikle dış dünyadan görünmeyen çeşitli duygular, düşünceler ve fiziksel belirtileri içerir. Kıskançlığa ilişkin duygular, acı, kızgınlık, hiddet, kıskanma, üzüntü, korku, keder ve aşağılanma duygularından oluşabilir. Kıskançlığa ilişkin düşünceler şunları içerebilir: Gücenme (“Bana nasıl bu şekilde yalan söyler sin?”), kendini suçlama (“Nasıl oldu da bu kadar kör ve aptal olabildim?”), rakiple kendini karşılaştırma (“Ben onun kadar çekici, seksi, akıllı ve başarılı değilim”), sosyal imajı hakkında endişe (“Herkes biliyor ve bana gülüyor”), kendine acıma (“Ben bu koca dünyada yapayalnızım, kim se beni sevmiyor”). Kıskançlığa ilişkin fiziksel belirtiler ise yüz kızarması, terleyen ve titreyen eller, nefessiz kalma, mi de krampları, baygınlık hissi, hızlı nabız ve uyuma güçlüğü semptomlarını içerebilir. Kıskançlığın dışsal öğeleri daha kolayca görülebilir ve bazı davranışlarla ifade edilir: Sorun hakkında açıkça konuşma, bağırma, ağlama, konuyu önemsemezden gelme, alaya alma, karşılık verme veya şiddete başvurma. Kıskançlıkla başa çıkabilmek için, kıskançlığın içsel v dışsal öğeleri bulunduğunu bilmek önemlidir. Aslında, bilişsel terapinin çıkış noktası düşüncelerimizi değiştirerek duygularımızı da değiştirebileceğimizdir. Aile yapısı da kıskançlık eğilimini etkiler. Bir insan, gerçek bir neden olmadan sanrılı kıskançlığın inanılmaz acılarını çekmeyi neden tercih etsin? Çözülmemiş bir çocukluk travması veya ihanetiyle kıskançlık aracı lığıyla baş etmeye çalışmak bir açıklama olarak getirilebilir. Başka bir açıklama, eşlerin ilişkilerinde kıskançlık problemini ayakta tutmalarına odaklanmıştır. Üçüncü açıklama, şu anda geçerliliği kalmasa bile, kıskançlığın köklerinin

Mel

, bir kitap okudu
Puan vermedi·220 syf.·
17 günde okudu
·
2024 24. kitabı
Octavio Paz
8.5/10 · 105 okunma

Mel

, bir kitap okudu
Puan vermedi·360 syf.·
17 günde okudu
·
2024 23. kitabı
Ayala Malach Pines
9.1/10 · 36 okunma