1000Kitap Logosu
Octavio Paz

Octavio Paz

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
7.8
104 Kişi
315
Okunma
108
Beğeni
5,1bin
Gösterim
Unvan
Meksikalı Yazar, Şair ve Diplomat
Doğum
Mixcoac, Meksika, 31 Mart 1914
Ölüm
19 Nisan 1998
Yaşamı
Octavio Paz (31 Mart 1914 - 19 Nisan 1998), Meksikalı yazar, şair ve diplomat. 1990 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü almıştır. Yaşamı Octavio Paz Octavio Paz Solórzano ve Josefina Lozano'nun oğlu olarak şu anda Meksika'nın bir parçası olan Mixcoac kasabasında doğdu ve burada büyüdü. 1945 yılında diplomatik görevlerine başlayan Paz 1962 yılına kadar Fransa'da kaldı. Burada şair Pablo Neruda ile beraber çalıştı. 1962 yılında Meksika'nın Hindistan büyükelçisi olarak bu ülkeye gitti. 1968 yılında Tlatelolco katliamından sonra hükümeti protesto amacıyla ülkesindeki bütün görevlerinden istifa etti. Yapıtları Çok sayıda şiir ve makale yayımlamıştır. Bu yapıtları aşağıda özgün isimleriyle listelenmiştir.
Yalnızlık Dolambacı
OKUYACAKLARIMA EKLE
Ölüm Çiçekleri
OKUYACAKLARIMA EKLE
Çifte Alev
OKUYACAKLARIMA EKLE
Kartal mı Güneş mi
OKUYACAKLARIMA EKLE
Çamurdan Doğanlar
OKUYACAKLARIMA EKLE
Güneş Taşı
OKUYACAKLARIMA EKLE
Şiir Nedir? (Yay ve Lir)
OKUYACAKLARIMA EKLE
Seçme Şiirler
OKUYACAKLARIMA EKLE
Uzak Komşu
OKUYACAKLARIMA EKLE
Düşler Boyunca Yaratmak
OKUYACAKLARIMA EKLE
Modern İnsan ve Edebiyat
OKUYACAKLARIMA EKLE
Marcel Duchamp
OKUYACAKLARIMA EKLE
Güntaşı
OKUYACAKLARIMA EKLE
Öteki Ses
OKUYACAKLARIMA EKLE
Renga
OKUYACAKLARIMA EKLE
Dönüş
OKUYACAKLARIMA EKLE
Kültürlerarası Şiir
OKUYACAKLARIMA EKLE
Octavio Paz
OKUYACAKLARIMA EKLE
235 syf.
·
8/10 puan
Selamlar. Öncelikle kitabın cem yayınları çevirisini önermiyorum çok zor bir dili var. Kitap Meksika kültürü sosyolojisi tarihi politikası için özet niteliğinde. Ama güncele projeksiyon yapıyor mu? Bence hayır günümüz Meksika sı çok farklı bir ülke. Latin Amerika ya ilgi duyuyorsanız okuyun diyebilirim..
Yalnızlık Dolambacı
Okuyacaklarıma Ekle
11
247 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
Bireyin topluma katkısı, toplumun bireye etkisi. Yaşadığımız toplum, bizi nasıl etkiler? Kültürel değerler insan için ne kadar önemli olabilir? İnsanların buluştuğu ortak noktalar nelerdir, kültürler bunu ne dereceye kadar farklı kılabilir? Octavio Paz “Yalnızlık Dolambacı” “Kendi kültürünün bilinçaltı katmanlarını çözümleyen bir inceleme olması yanında bu kitap, insan yalnızlığının evrensel gizini araştıran bir belgeseldir.(Bozkurt Güvenç)”
Yalnızlık Dolambacı
Okuyacaklarıma Ekle
4
62 syf.
·
2 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
Octavio Paz - Ölüm Çiçekleri İncelemesi
> Nasıl, gününüz güzel geçiyor mu? Ankara bugün güzel bir Mayıs sabahına merhaba dediyse de, hava az biraz serinledi ve yerini ılıman yağmurlu bir havaya bıraktı. Ben ne mi yapıyorum? Gene birlikteyiz ve şu anda dün akşam başlamış olduğum, Octavio Paz’ın bu güzel eseri Ölüm Çiçekleri’ne (orj. La hija de Rappaccini - Rappaccini's Daughter) klasik müzik eşliğinde bir şeyler karalamaya çalışıyorum. Bugün okuyacağınız bu incelemem biraz sanat ağırlıklı bir inceleme olacağı için belki bu bazılarınıza az biraz sıkıcı gelebilir. Ama ben kalıplaşmış okuma kültüründen çok, geniş perspektif okuma tarzına daha açığım ve okurken kitapların içeriğinden çımbızladığım, ilgimi çeken eserler ile bağlantılı giden bir okuma kültürünü benimsemiş durumdayım. Bu birazda manyaklık ötesi bir şey diyebilirim. Elinizin altında okunması gereken onlarca kitap varken, o kitaptan, bu kitaptan diye diye bibliyomani’ye yakalanmamak ne mümkün. Neyse, gene büyüklerimizin “Her şeyin fazlası zarar!” sözünü dinlemekte fayda var sanırım diyerek incelemeye geçmek istiyorum. Önce gideyim ve kahvemi tazeleyim, fişneli pop kekimi de sonra yerim. :) -yaşam / ölüm, aşk / nefret... tüm karşıtlıkların dengesini arayanlara- s.6 #44629966 Kitaba Dair: > Elimde tutmuş olduğum bu güzel kitap, A. Cengiz Büker tarafından dilimize tercüme edilmiş ve Mart 1996 tarihinde Okyanus Yayınları tarafından neşredilmiştir. Kitap, bana ikili diyalog ve sahnelemelerinde biraz Johann Wolfgang Von Goethe ‘nin Faust adlı güzel eserini de anımsatmadı değil. Bence bir şair yalnızca bir bölgeyi değil, bütün dünyayı temsil eder... Şair iyi yazmak zorundadır ve yazar aynı zamanda bir toplum eleştirmenidir. S.12 #44631298 > Gelmiş geçmiş edebiyat tarihinde genel olarak bu tarz tiyatro/opera türü eserler de birbirlerine olan benzerlikler ya da gidişatlar az çok görülmekte ve hissedilmektedir. Ben burada yaptığım ufak çaplı araştırma ile yazarın, MS 6. yüzyılda Vishakadatta'nın kaleme aldığı Mudra-Rakshasa adlı eserinden ilham aldığı düşüncesindeyim. Bu eser Kral, Chandragupta Maurya'nın Kuzey Hindistan'da iktidara gelmesiyle yükselişini ve bu süreç içerisinde yaşananları anlatan Sanskritçe bir oyundur. Sezar'ın hakkını Sezar'a veren, ama yüreğin hakkını yüreğe vermeyen adaletli erdemli kral! (s.18-19) #44633741 > Hikâyemiz yıllar evvel, genç bir öğrencinin, kuzey İtalya'da okumak için Napoli'deki evinden ayrılıp, garip çiçekler ve diğer bazı bitkilerin de dolu olduğu görkemli bir bahçenin yanındaki eski bir evi kiralaması ile başlar. Bu evin balkonu Giacomo Rappaccini adlı botanikçi bilim insanın bahçesine bakmaktadır. Padova'da bulunan tüm genç erkekler Rappaccini’yi ve onun güzeller güzeli kızı İsabel’i tanımaktadırlar. Şehirde bulunan bütün erkekler, Rappaccini’nin kızına gönlünü kaptıracak kadar hayrandır, ama İsabel’in dünyası evinden ve bu botanik bahçeden ibarettir. İsabel zamanının çoğunu babasının bahçesinde bulunan güzel bir bitkilere ayırmaktadır ve işte balkonundan İsabel’i gören Juan, daha ilk görüşte kaçınılmaz bir aşkla tutulur genç İsabel’e. İşte ben toprağa bağımlıyım. İşte şu bitkilerden biriyim. Topraktan sökerlerse beni ölürüm. S.41 #44644200 > Bir zamanlar Juan’ın babasını tanıyan ve okumaya geldiği üniversitede tıp profesörü olan Dr. Pietro Baglioni, Juan’a bulunduğu şehirde ön ayak olmak istemektedir. Bu süreç içerisinde Dr. Baglioni, Juan’nın durumunu, haletiruhiyesini görür ve toyluğunun vermiş olduğu zafiyeti değerlendirerek, kendisini botanikçi bilim insanı Rappaccini'den ve onun güzeller güzeli kızından uzak durması için uyarır. Her ne kadar ona durum ile ilgili gerekli açıklamayı yapsa da, Juan duyguları ve gerçekler arasında kaldığı için neye inanacağını bilmemektedir. Biz doğunca ölmeye başlar bedenimiz; biz ölünce de yaşamaya... başka bir hayatla yaşamaya. S.25 #44634836 > "Ölüm Çiçekleri" adlı kitabımızın ana teması, Orta Çağ döneminde, İtalya'nın kuzeydoğu kesiminde, Veneto Bölgesine bağlı Padova ‘da zehirli bitkileri, çiçekleri bahçesinde yetiştiren tıbbi bir araştırmacı ve botanikçi olan Giacomo Rappaccini, kızı İsabel ve Padova’ya tahsilini yapmak için gelen genç Juan arasında geçmektedir. Rappaccini deneyimlerinden kazanmış olduğu bilgi birikimi ile kızının hayatını bitkiler üzerine inşa eder ve İsabel’in kendisini artık bu bitkilerin insanlar üzerindeki olası zehirlerine karşı dirençli hale gelmiştir. Fakat İsabel’in zehre bağışıklık kazanan vücudu kendisinden başka kişiler için gözle görünmez tehlikeli bir hal almıştır. Bu noktadan itibaren çok fazla içerik vermeyeceğim, zaten kitap topu topu elli sayfadan oluşuyor ve bir çırpıda okuyup bitirebileceğimiz türde bir eserdir. Çevrene dolanan zincirler, seni kuşatan görünmez halkalar boğabilirler seni. Yardım edersen, birlikte kırarız onları ! s.38 #44636044 Sevmek, bir anlamda seçmek demektir: seçmek ya ölümü ya da yaşamı!... s.19 #44633837 İşte son adımı atıyorum. Artık geçiyorum karşı kıyıya. (s.60-61) #44647409 Şimdiden keyifli okumalar dilerim arkadaşlar. Bir sonraki kitap yorumu ve değerlendirmesin de görüşmek dileğiyle. Esen kalınız! ~ A.Y. ~
Ölüm Çiçekleri
7.9/10
· 55 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
5
104