Mel

Mel

, bir kitap okudu
Puan vermedi·205 syf.·
7 günde okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2024 22:56
·
2024 14. kitabı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Mihnet ve zahmet insanlara mahsustur. Ben suret âleminin her tarafını dolaştım. İnsan her yerde gamlı ve biçaredir. Herkes kendine göre bir mihnete yakalanmıştır. Hiç kimseye muafiyet beratı verilmemiştir
-Gece ile Gündüzün Münazarası- Gece ve gündüzün birbirlerine üstün gelmek için Münazara sırasında gösterdikleri delilleri dinle. Bu, gönülden gam ve kederin şiddetini uzaklaştıran bir sergüzeşttir. Onlar üstünlüklerini ispatlamak için mücadeleye giriştiler. Bu övme ve kınama konusunda şöyle sözler geçti: Gece: Tanrı gündüzü geceden yarattığı için Gecenin fazileti gündüzden daha fazladır. Tanrı’ya gece secde ve ibadet edenlerin kadri ve kıymeti, Tanrı’nın indinde gündüz ibadet edenlerden daha çoktur. Musa, kavmini Tanrı’ya müracaat için geceleyin davet etti, Lut kavmi de zulüm ve haksızlıktan gece kurtuldu. Muhammed ayı iki parçaya gece ayrıldı, Beytü’l-harem’den miraca geceleyin gitti. Her ay otuz gündür; fakat Kadir gecesinin kıymeti Faziletinin çokluğundan, bir aydan bin kere daha yüksektir. Gece ayıpları örter, gündüzse ayıpları meydana koyar. Gece insanların rahatını, gündüzse elem ve kederini arttırır. Gündüz namazın yasaklandığı vakitler vardır; ama Peygamber ve Ümmetler gecenin her vakti kıldıkları namazlarla övünür. Ben o padişahım ki tahtım yer ve sarayım felektir. Ay benim seraskerimdir, bütün o dolaşan yıldızlar ise Benim askerlerim ve hizmetçilerimdir. Arapların senelerinin bütün ayları benim ayımın hesabıyla saptanır. Benim ayımın üzerinde Cebrail’in kanadından nakışlar vardır;
Ölmekten ve olmaktan hiçbir sohbette bahis açılmıyor artık. Eskiler için hayat bir muamma idi ve onun içinde hayatın gayesini sezinceye kadar o muamma üzerine düşünmeyi bırakmıyorlardı. Ve onu bir kere sezince bütün hayatlarını o gayeyi tahakkuk ettirmelerini sağlayacak şekilde tanzim ediyorlardı. Eskiler arkalarında bıraktıklarının üzerine bile isimlerini koymaya yanaşmazlardı, şimdikiler daha hayatlarında kendilerini aziz ilan ediyor, isimlerle unvanlarla insanları ihtirama davet ediyorlar. Oysa ihtiramın zoraki davet edilecek değil, kendi kendine uyanacak bir şey olduğunu en iyi bunların bilmesi gerekirdi. Güya dilleriyle kendilerini inkâr ediyorlar ama aynı anda bütün uzuvları ayağa kalkıp ispatı vücud ediyor. Eskileri ve onların hallerini yollarını anlamamız giderek zorlaşıyor. Dönüp arkamıza bakmadan burnumuzun dikine gitmenin faydası yok. Dün olduğu gibi artık herkesin fos çıktığını gördüğü sahte cennet vaatleriyle avunup oyalanamayız. Dün olduğu gibi "Durmak yok, dolu dizgin ileri!" diyemeyiz. İleride bir şey yok. İlerisi karanlık. İlerisi kargaşa. İlerisi cinnet.  Belki de bunun için en başta eylemenin dinlemeyle, dinlemenin düşünmeyle ve beklemeyle yakınlığını yeniden öğrenmeliyiz. Zira ne dinlemesini ne beklemesini bildiği için çoğu ölü doğmuş, geri kalanları da eylemenin en asgari şartlarını dahi yerine getirmediği için akim kalmış girişimlerin dünyayı ne hale getirdiği ortada. 

Mel

, bir kitap okudu
Puan vermedi·152 syf.·
17 günde okudu
·
2024 13. kitabı
Rene Guenon
6.2/10 · 51 okunma