Mel

Yeryüzü, mühendislerin kesin delillerle ispatladığı gibi felekler âlemi karşısında o kadar küçüktür ki, sanki daire içinde bir nokta olup onun büyük bölümünü ya su kapladığından ya da aşırı sıcak veya soğuk sebebiyle yerleşilemez durumdadır. Kara parçalarının tümü ise yer kürenin oldukça küçük bir bölümünü oluşturmaktadır. Bununla birlikte, insanoğlunun gücü o kadar acizdir ki, dünyanın mühim bir kısmını görebilmiş olan çok az kişi bulunabilir. Eğer yanılmıyorsam, hiç kimse bütün ufukları gezmemiştir. Bizim devrimizde dünyanın bir bölümünü görenler genellikle tacirler ve denizcilerdir. Başlangıçtan bugüne kadar benim Venedikli babalarım ve önderlerim bu iki meslekte öyle üstünmüşler ki-hâlâ öyleler-, sanırım haklı olarak onları bütün her şeyden daha iyi tanımak gerek. Çünkü bir zamanlar dünyanın her tarafında hüküm süren Romalıların zayıfladığı dönemden beri, çılgın dünya, dillerin, göreneklerin, âdetlerin ve dinlerin ihtilafının tesiriyle öyle ayrışmış ve bölünmüştür ki eğer Venedikli tacirler ve denizciler işe el atmasaydı bu kara parçaları tanınmamış olarak kalacaktı. Eğer günümüzde birileri onu gezmişse, “ben de onlardan bir kişiyim demelidir. Ben, bütün gençliğimi ve ömrümün büyük kısmını uzak ülkelerde, gelenek ve görenekleri bizden oldukça farklı olan vahşî kavimler ve medenî olmayan insanlar arasında yaşadım; bizim diyarımızda tedavülde olmayan birçok şey gördüm ve tespit ettim; ki Venedik’ten dışarı gitmemiş olanların nazarında efsane gibi görünür. Gerçekte bu sebeple, gördüğüm şeyler hakkında bir şeyler söylemek ve yazmak için ısrar etmiyorum. Buna rağmen, bana emretme ve yasaklama hakkına sahip bazı kişiler, benim gördüğüm ve işittiğim şeyleri yazmamı istediler. Plinio Solino, Pompino Mela, Strabone, Herodote,Diodoro, Dionisio Halicarnasso (ve
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Dimaşk'ta Arapların (müslümanlar) Dimaşk Camii (Şam Ümeyye Camii) dedikleri bir mescitleri vardır. Dünyada bucaminin bir benzerinin daha olduğunu zannetmiyorum. Halk bu caminin Ben-hadad sarayı olduğu söyler. Burada (cami)sihirli bir işçilikten çıkmış, senenin günlerine göre açılan delikleri olan kristal camdan mamul bir duvar bulunmaktadır. Sıralar halindeki bu deliklerden giriş yapan güneş ışınları ile derecelik adran vasıtasıyla zaman tespit edilebilmektedir. Sarayda altın ve camdan yapılmış (şeffaf) odalar vardır. Duvarın kenarından yürüyen biri (aralarında duvar olmasına rağmen) duvarın diğer tarafından rahatlıkla görülebilmektedir. Sarayda altın ve gümüşle kaplanmış sütunlarla rengarenk mermer direkler bulunmaktadır. 127 Sarayın avlusunda altın ve gümüşle kaplanmış ve yine bunlarla kasevari kenarlıklarla biçimlendirilmiş bir heykel başı vardır. Bu heykel başı, üç kişinin içine girip aynı anda yıkanabilecekleri bir varil büyüklüğündedir. Sarayda, bir devin9x2 zira' ebadında bir kaburga kemiği asılmış vaziyette teşhir edilmektedir. Halk bu kaburga kemiğinin adı Abramaz olan eski devlerin kralı Anak'a ait olduğuna inanmaktadır.128 Mezarın üzerindeki kitabede onun bütün dünyaya hükmettiğine dair ifadeler bulunmaktadır  *** Buradan yirmi üç günlük bir deniz yolculuğu ile İbrig' e gidilir.219 İbrig'te Duhbin adı verilen ateşperest bir kavim yaşamaktadır. Bunlar arasında 3.000 kadar Yahudi yaşamaktadır. Birkaç mabede sahip olan Duhbinler büyünün her çeşidinde mahir olup bu hususta dünyada bir benzerlerinin olduğunu zannetmediğim din adamları vardır. Mabedlerinin yüksek yerlerinin önünde derin bir hendek bulunmaktadır. Elahutha adı verdikleri bu hendekte senenin her günü muhakkak ateş yanar. Duhbinler çocuklarını bu ateşten geçirir, ölülerini de bu ateşe atarlar.

Mel

, bir kitap okudu
Puan vermedi·120 syf.·
13 günde okudu
·
2024 18. kitabı
Josaphat Barbaro
6.8/10 · 55 okunma