Mel

Mel

, bir kitap okudu
Puan vermedi·336 syf.·
15 günde okudu
·
2023 3. kitabı
Mikiso Hane
8.4/10 · 39 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Çin toplumunda ciddi bir etkisi olan Konfüçyüsçü öğretilere göre erkekler saygı görmeli; kadınlarsa hor görülmeliydi. Dahası, kadınların hiçbir· ekonomik ya da siyasi hakkı yoktu ve en varlıklı ailelerden gelen bir avuç kişinin haricinde, kadınlar hiçbir şekilde eğitim görmüyorlardı. Kadın, toplumsal yaşamın her alanında eşine , babasına, kardeşlerine ve kayınlarına tabi idi. Son derece vahşi bir gelenek olan "ayakların bağlanması," kadınları erkeklere iktisadi açıdan bağımlı kılan uygulamalardan yalnızca birisiydi. Genç kızların zorla evlendirilmeleri, kadına yönelik aile içi şiddet ve toprak ağalarının köylü kadınlara tecavüzü alışıldık olaylardı. Eski bir Çin atasözü kadınlara verilen değeri çok açık şekilde yansıtıyor: "Evlenilen kadın, satın alınan bir at gibidir. İster binersin, ister kırbaçlarsın." Özetle, köylü kadınlar, kölelerin köleleriydi. Artık, kadını aşağı gören eski fikirlere karşı sosyalist eşitlik ilkeleri yükseltiliyordu. Bir kadın şöyle anımsıyor geçmişteki durumu: "Sanki sadece ayaklarımız değil, zihinlerimiz de bağlıydı"
Kültür Devrimi'nin siyasi hedefleri kadar ideolojik hedefleri de önemliydi: Kitlelerin dünyaya, insanlara ve kendilerine dair algılarını dönüşüme uğratmak. Şöyle diyordu Mao: "Parti içindeki kapitalist yolculara karşı mücadele başlıca görevdir; ama nihai hedef değildir. Nihai hedef, insanların dünya görüşünü dönüşüme uğratmak ve revizyonizmi ortadan kaldırmaktır ... İnsanların dünya görüşleri dönüşüme uğratılamazsa, şu anki Büyük Proleter Kültür Devrimi süreci 2000 kapitalist yolcuyu ortadan kaldırsa dahi-bir dahakine 4000 tanesinin ortaya çıkması kaçınılmazdır" İnsanların yüreklerinden, zihinlerinden ve hayal güçlerinden doğduğu ve insanlara siyasetin yapamadığı bir şekilde dokunduğu için kültür, mevcut düzeni muhafaza etmek isteyenler için olduğu kadar toplumu dönüşüme uğratmak isteyenler için de son derece kuvvetli bir silahtır. Bu yüzden Kültür Devrimi'nin kitleleri "Dört Eski"yi (Eski kültür, eski fikirler, eski alışkanlıklar, eski adetler,) [ Çev. ] eleştirmeye yönelik çağrısı ile birlikte, müzik parçalarında, tiyatro oyunlarında, balelerde, resimlerde , kısa hikayelerde ve şiirlerde bir patlama yaşandı. Bu sanatsal üretim sosyalizmin inşasına hizmet ediyordu ve Çinli işçilerin ve köylülerin zengin yaşamsal deneyimleri zemininde yükseliyor, insanlığın ortak çıkarlarını övüyordu. Birkaç yüz milyon yan-okuryazar işçi ve köylüden oluşan kitleye hitap edilmesi gerektiğinden, sanat dalları arasında görsel sanatlar, özellikle de tiyatro ve sinema, öne çıkıyordu. Dahası yazınsal olmayan sanata verilen yeni teşvikle birlikte, halk sanatları, özellikle de ulusal azınlıkların bulunduğu bölgelerde, yeniden yaygınlık kazanıyordu