Kültür Devrimi'nin siyasi hedefleri kadar ideolojik hedefleri de önemliydi: Kitlelerin dünyaya, insanlara ve kendilerine dair algılarını dönüşüme uğratmak. Şöyle diyordu Mao:
"Parti içindeki kapitalist yolculara karşı mücadele başlıca görevdir; ama nihai hedef değildir. Nihai hedef, insanların dünya görüşünü dönüşüme uğratmak ve revizyonizmi ortadan kaldırmaktır ... İnsanların dünya görüşleri dönüşüme uğratılamazsa, şu anki Büyük Proleter Kültür Devrimi süreci 2000 kapitalist yolcuyu ortadan kaldırsa dahi-bir dahakine 4000 tanesinin ortaya çıkması kaçınılmazdır"
İnsanların yüreklerinden, zihinlerinden ve hayal güçlerinden doğduğu ve insanlara siyasetin yapamadığı bir şekilde
dokunduğu için kültür, mevcut düzeni muhafaza etmek isteyenler için olduğu kadar toplumu dönüşüme uğratmak
isteyenler için de son derece kuvvetli bir silahtır. Bu yüzden
Kültür Devrimi'nin kitleleri "Dört Eski"yi (Eski kültür, eski
fikirler, eski alışkanlıklar, eski adetler,) [ Çev. ] eleştirmeye
yönelik çağrısı ile birlikte, müzik parçalarında, tiyatro oyunlarında, balelerde, resimlerde , kısa hikayelerde ve şiirlerde
bir patlama yaşandı. Bu sanatsal üretim sosyalizmin inşasına
hizmet ediyordu ve Çinli işçilerin ve köylülerin zengin yaşamsal deneyimleri zemininde yükseliyor, insanlığın ortak
çıkarlarını övüyordu.
Birkaç yüz milyon yan-okuryazar işçi ve köylüden oluşan
kitleye hitap edilmesi gerektiğinden, sanat dalları arasında
görsel sanatlar, özellikle de tiyatro ve sinema, öne çıkıyordu.
Dahası yazınsal olmayan sanata verilen yeni teşvikle birlikte,
halk sanatları, özellikle de ulusal azınlıkların bulunduğu
bölgelerde, yeniden yaygınlık kazanıyordu