Mel

Puan vermedi·278 syf.··
2022 104. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Kasım 2022 21:34
Özenli analizlerin olduğu, kişinin kendine pay çıkarabileceği ve sekse bakış açınıza revize getirebileceğiniz bir kitap. Kısa kısa çok fazla şeye değinerek sekse farklı pencereler açıp, tüm farklılıkların seks ile analojik bağlamı başarılı ama çok da yeterli değil nazarımca.  Kolay okunması için çerezlik bilgi tadında aktarımlar sağlanmış, derin analizleri yok. Kısa verilen bilgilerin derinliği okuyucuya bırakılmış, ya da ben öyle anlıyorum. Değinmek istediğim birkaç güzel yaklaşımı var. Yorumlanması ve yaşama sindirilmesinin ruhsal dünyaya kalite katacağını düşünüyorum.  Tordjman üzerine uzun uzun düşünmeye müsait iki değerli nokta ile girizgaha başlıyor " Seks enerjisinin karışmadığı hiçbir ilişki yoktur, ne fizik, ne duygusal, ne sanatsal, ne sosyal, ne dinsel, ne de metafizik." Kendine ve içinde olduğu şeye dürüst olan herkes bu yaklaşımı zaten destekleyecektir. Antropolojik okumalar yaparsanız eğer arketipsel kalıntılarda, ilkel izlerden beri seksin en başat tetikleyicilerden olduğunu görebilirsiniz. Aslında Tordjman bunu benim aktardığım sebepten kaynaklı belirtmiyor. O, seksin katmanlarını açmadan önce tabu olan konu başlığını legalleştirmeye çalışıyor. Akabinde cinselliğin salt türeme için yapıldığı amacına indirgenmesine de karşı çıkıyor. Açıklaması şu; insan sinir sisteminin karmaşıklığı, beynin gelişmişliği, araya türlü toplumsal, kültürel, ekonomik etkenlerin girmesi onun cinselliğe yaklaşımına öyle boyutlar getiriyor ki içgüdü olan salt türeme olgusundan kendini kurtarıyor.  Kişiliğimizin ayrıcalıklı dayanağı, başkalarıyla ilişkimizin temel özü olan seks -ki bu illa aktif cinsel eylem değil, yaşam eyleyişlerinde tetikleyici faktördür de-  çağlar boyunca asıl anlamından saptırıldığını belirtir. Seks, bilinçaltını hipnoz edebilecek en baskın ve yönetilmesi
Seksoloji İçin AnahtarGilbert Tordjman · Bilgi Yayınevi · 197511 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.

Mel

, bir kitap okudu
Puan vermedi·278 syf.··
6 günde okudu
·
2022 104. kitabı
Gilbert Tordjman
8.6/10 · 11 okunma
Puan vermedi·226 syf.··
2022 101. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2022 18:53
1895 yılında yazılan bu eserde Le Bon, yeni çağda egemen olacak faktörü “Kalabalıkların Gücü” olarak görmüş ve bu eseri ele almıştır. 19.yy toplumuna atıfta yazılan bu eser hâlâ günümüzde de gözlemlenebiliyor. Değişen sadece maruz kalınan koşullar, insan hep aynı insan. Le Bon öncelikle kitle ve kalabalığı tanımlayarak başlar. Birçok bireyin yan yana bulunması, organize olmuş bir kalabalığın karakterini vermez. Bir meydanda toplanan, belli amacı olmayan binlerce insan asla psikolojik bir kitle haline dönüşmez. O topluluğun ortak bir kelimeye, deneyime, görüye veya hayale ihtiyacı vardır. Ortak bir uyarıcıya sahip olunduğu gibi kitledeki her birey kendini unutup organizmanın parçasına dönüşür. Birbirinden tamamen ayrı yaşamsal deneyime sahip binlerce kişi tek bir kelime altında toplanabilir. Ör; Milli olaylar başlığı altında insanlar çok hızlı bir şekilde örgütlenip psikolojik kitle haline dönüşür. Kitleyi meydana getiren bireyler kimler olursa olsun; yaşama biçimleri, iş güçleri, karakterleri veya zekaları ister benzer, ister ayrı olsun, kalabalık haline gelmiş olmaları kolektif ruhu aşıladığını söyler. Aşılanan bu ruh her birinin tek başına, ayrı ayrı bulundukları halde duyacaklarından, düşüneceklerinden ve yapacaklarından tamamiyle başka hissettirir, düşündürür ve yaptırır. Bazı düşünceler ve duygular sadece kitle halinde bulunan bireylerde kendini gösterir veya hareket alanına çıkar. Kitlenin yarattığı kolektif psikoloji bireyin içindeki tekilliği susturup, sürüye uyum itkisini yaratır. Kitlelerin Psikolojisine sadece sosyolojik olarak yaklaşmak sığ kalacaktır. Le Bon şöyle bir pencere açıyor; Bilinçli hareketlerimiz, ırsi etkiler altında oluşan bilinçaltı temelinden meydana gelir. Bu temel, ırkın ruhunu oluşturan sayısız ataların birikimini kendinde taşır.
Kitleler PsikolojisiGustave Le Bon · Olympia Yayınları · 20215,2bin okunma