Mel

Bir nesne hakkında akıl yürütme, nesnenin algılanma tarzıyla başlar ve yetersiz bir algı, düşünce zincirini tamamen altüst edebilir. ... Bakılan bir nesnenin, ancak örgütlü bir şekle uyduğu ölçüde tamamen algılanabildiği söylenebilir. Genellikle, algılanan şekle eşlik eden ve onu az çok belirsiz ayrıntılarla ve nüanslarla değişikliğe uğratan bir miktar görsel gürültü de vardır; ne var ki bu durum, görsel anlayışa pek bir katkı sağlamaz. 
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
* William James ... "Genellikle gördüğümüz şeyler, sadece önceden algıladığımız şeylerdir, önceden algıladığımız şeylerse, sadece bizim için etiketlenmiş şeylerdir ve bu etiketler de zihnimize damgalanmıştır. Etiket stoğumuzu kaybedersek, zihinsel olarak dünyanın ortasında kayboluruz." * Görsel algı, görsel dünyanın küçük bir parçasına ya da şu anda görülen tüm nesnelerin konumlandıkları uzanım görsel çerçevesine gönderme yapabilir. Bu algısal inceleme sonucunda ortaya çıkan dünya doğrudan verili değildir. Bu dünyanın kimi veçheleri hızla, kimileri ise yavaşça inşa edilir; ama hepsi de, sürekli teyit edilmeye, yeniden değerlendirilmeye, değiştirilmeye, tamamlanmaya, düzeltilmeye ve anlayışın derinleştirilmesine tabi olacaktı. * Zihin, her zaman amaç tarafından yönlendirilir.  * Zihniniz, sanki enformasyonun kendi kendinize açıkladığınız hiçbir gerekçe olmaksızın dış dünyadan içeri aktığı -deyim yerindeyse- el değmemiş bir hazneymiş, boş bir kapmış gibi davranmanız bekleniyor. * Geleneksel düşünceye göre soyutlama, doğrudan deneyimden bir geri çekilmedir. Bu görüş, algı ile düşünme arasında bir ikilik olduğunu varsayar: İnsan sadece tikelleri algılar, fakat genellikler halinde düşünür ve bu yüzden de, düşünmek için zihnin algısal malzemeden temizlenmesi gerekir. Soyutlamanın bu işlevi yerine getirdiği varsayılmaktadır * Katıksız sözel düşünme, düşüncesiz düşünmenin prototipidir; depodan otomatik olarak bulup getirilen bağlantılara başvurulur. Yararlıdır ama verimsizdir. Dili düşünme için çok değerli kılan şey, sözcüklerle düşünmek olamaz. Sözcüklerin taşıdığı değer, düşünme görsel imgeler gibi daha uygun bir ortamda iş görürken, ona sağladıkları yardım olsa gerektir. * Keşfetmek ve açıklamak, algılanabilir modelleri gerektirir. "Mantık sayesinde kanıtlarız,"

Mel

, bir kitap okudu
Puan vermedi·392 syf.·
12 günde okudu
·
2022 72. kitabı
Rudolf Arnheim
7.6/10 · 86 okunma

Mel

, bir kitap okudu
Puan vermedi·324 syf.·
15 günde okudu
·
2022 71. kitabı
Zeynep Sayın
8.7/10 · 34 okunma
Bir nesneyi görmek demek, bilen özne ile bilgi nesnesini aynı imge uzamında birleştirmek demektir. Göz nasıl görüyorsa, imge de ona öyle gelir. Görünenin ötesinde bir tutku uyandırmasına olanak yoktur bu türden bir imgenin, onun ötesinde gözü baştan çıkartan bir nitelik yoktur. İmge, içinden fışkıran bir fazlalıkla değil, içinde eksilen bir yoksunlukla göze gelir. O nedenle göz yerine bakışa yönelir imge, bakışı kışkırtır, bakışı çağırır. Bakış gözden kolay baştan çıkarılır. Bakışı yakaladığı zaman ona egemen olacağını bilir imge; sürekli bir tatmin peşinde koşan bakış, göz üzerinde mutlak bir egemenliğe sahiptir. ... Özneyi nesne, kendini de özne kılan ve bakışı kendi arzuları doğrultusunda yönlendiren imgeler totaliter ve haysiyetsizdir.