Mel

Şiirin durumu, bu uzun geçişte vurguladığımız aykırılığı iyice uca çekmektedir. Cemal Süreya, yıllar önce, dört dörtlük bir biçimde dile getirmişti bunu: «Kapitalist toplumda şiirin öbür sanatlara göre daha bir köşeye atılmasının iki önemli nedeni olduğu kanısındayız. Bir kere, şiir, eğlence (distraction) niteliğini hiç taşımayan bir sanat Bu bakımdan çok genel anlamda temizleyici, (belki) yetiştirici, (mutlaka) bileyici nitelikleri dışında bir nedenle bir aracının ona yaklaşması söz konusu olamaz. Resim, mobilya olarak da kullanılabiliyor; roman vakit öldürmek için okunabiliyor; şiir ise kendi akışı dışında, yararlanılabilecek bir nitelik taşımayan bir sanat. Asi bir sanat. Bu yüzden, para-mal-para düzenine pek giremiyor, kapitalist üretimin çarkında 'başka bir özel planda' görünerek devinemiyor. Kapitalist üretim de kendisine elverişli gelmeyen bu uğraş alanını kovuyor, gerilere itiyor. Yarattığı hayat biçimleri içinde bir yer vermek istemiyor ona. İkinci olarak, kapitalist toplumu besleyen sağcı düşünce, öteden beri dile karşıdır. Doğanın sessizliğine hayrandır. Hatta bir yerde sessizliğinden ötürü «Doğa sağdadır» diye konuştuğu olur. Dile uğramadan bireysel bir aşım içinde olmak ister. Bu yüzden, en çok dil olan, hatta bir yerde dilin kendisi dernek olan şiiri daha fazla itibarsızlaştırmak yolundaki çalışmasını doğal karşılamak gerekir.»*
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?

Mel

, bir kitap okudu
Puan vermedi·379 syf.·
11 günde okudu
·
2022 75. kitabı
Ernst Mayr
8.1/10 · 147 okunma
Yeni bir yasa bulmak için genellikle şu yöntemi kullanırız: Önce bir tahminde bulunuruz. Sonra,eğer tahmin ettiğimiz yasa doğru ise ondan çıkarılacak sonuçların neler olabileceğini hesaplarız.Daha sonra da, deney veya deneyimlerimiz yardımıyla, bu sonuçların doğada doğru olup olmadığını, doğrudan gözlem yoluyla araştırırız. Eğer deneylere ters düşüyorlarsa yanlıştırlar. Bu basit ifadebilimin anahtarıdır. Tahmininizin çok güzel olması, sizin çok zeki olmanız, kimin yaptığı ve adının ne olduğu hiç fark etmez; deney, eğer tahmin sonuçları deneye ters düşüyorsa yanlıştır; işte o kadar! Yanlış olduğundan emin olmak için biraz daha kontrol gereklidir. Çünkü, deneyi yapan sonuçları yanlış aktarmış olabilir veya deneyde dikkate alınmayan, örneğin kirlilik gibi bir şey varolabilir; ya da, hesaplamaları yapan kişi, bu tahmini yapanla aynı kişi de olsa, değerlendirmede bir hata yapmış olabilir. Bunlar aşikar şeyler. O nedenle ben deneyle ters düşerse yanlıştır derken, deneyin kontrol edildiğini, hesapların kontrol edildiğini ve beklenen sonuçların gerçekten de tahmin yürütülen şeyin mantıksal sonucu olduğunun defalarca gözden geçirildiğini ve bunun dikkatle kontrol edilmiş bir deney sonucuyla ters düştüğünü kastediyorum. Bu anlattıklarım size bilim konusunda bazı yanlış izlenimler verebilir. Olanaklar hakkında durmadan tahminler yapıp bunları deneylerle karşılaştırmak, deneylerin biraz aşağı bir konumda olduğunu akla getirebilir. Gerçekte deneycilerin kendilerine özgü bir nitelikleri vardır; hiç kimsenin tahmin yürütmemiş olduğu bir konuda bile deney yapmaktan hoşlanırlar. Çoğunlukla da teorisyenlerin tahmin yapmadıklarının bilindiği alanlarda deneyler yaparlar. Örneğin, birçok yasamız var; ama bunların yüksek Enerji durumunda geçerli olup olmadıklarını bilmiyoruz. Bunların o