Mel

William James 1887'de şöyle yazıyordu: "Çoğumuzda karakter otuz yaşın gelmesiyle birlikte alçı gibi katılaşır ve bir daha asla yumuşamaz." Bedenimiz yıllarla bükülse ve düşüncelerimiz zamanla değişse de, temelde değişmez kalan bir kişilik, bir iç benlik vardır.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bir bireyin pek çok değişik "başkası" ile anlamlı ilişkileri olabilir. Anlamlı bir başkası bireyin gündelik yaşamındaki güncel bir kişi olabilir. Dostlar, sevgililer, eşler arasındaki, ana baba ve onların değişik yaşlardaki çocukları arasındaki, amirler ve astlar, öğretmenler ve öğrenciler arasındaki kişilerarası ilişkileri incelememiz gerekmektedir. Anlamlı başkası geçmişten biri ya da dinden, mitostan, düş ürünlerinden ya da özel düşlemden alınmış simgesel ya da imgesel bir kişi olabilir. Bir grup, kurum ya da toplumsal hareket gibi bir kollektif varlık da başkası olabilir: Bir bütün olarak doğa ya da okyanus, dağlar, yabanıl yaşam, genel olarak vadiler ya da özel olarak Moby Dick (ünlü balina) gibi bir doğa parçası; bir çiftlik, bir kent, bir ülke, "kişinin kendi odası" ya da bir kitap ya da tablo gibi bir nesne ya da yer.
Puan vermedi·575 syf.··
2022 13. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2022 21:49
Beden ve bedene yüklenen görevler, bedenin yüklediği görevler ve tüm bunların bağlamında bedeni Fenomenoloji, Feminizm, Tıp, Din, Ritüel, Hafıza, Sosyoloji, Antropoloji çerçevesinde ayrı ayrı kendi disiplinleri içinde gözlemlediği çok başarılı bir çalışma. Kitap sonuna kadar odak noktası olan “bedenden” kopmadan ilerliyor. Bu istikrarlı ve odaklı içeriği kitabı sağlam bir çalışma statüsüne çekiyor. Birçok disiplincinin bedenin sosyolojik konumuyla alakalı görüşleri ve eleştirileri çerçevesinde, kendi yorum ve bağlamlarını da aktararak geniş bir perspektiften bakmamızı sağlıyor. Genel itibariyle ile anlaşılması zor bir dili yok fakat; birden fazla disiplin ve kavramları harmanladığı için bazı yerlerde anlamak hakikaten çok güçleşiyor ki yazarın da buna özel bir ihtimam gösterdiğini düşünüyorum, zira anlaşılma noktasında bazen sınırları zorlasa da hemen esnetmeye çalışıyor, temel niyeti okuyucunun anlaması üzerine. Oldukça ilginç bir konu ve bağlamlara sahip bir kitap. Son derece merak ve keyifle okudum, tavsiye ederim.
Beden ve Bedenleşme Deneyiminin Teorik ÇerçevesiZehra Kaderli · GRAFİKER YAYINLARI · 20172 okunma
Benim yönelimselliğim başkası tarafından kolonize edilir. Ayna nöronlar, bedenlerimizin, oluşhırucu bir farkındalık olasılığından önce gelen bir bedenlerarasılığımızı devam ettiren bir varoluşa, katıldığı kişi-dışı bir sürecin işaretleridir. Benim bir başkasının kişi-dışı süreçlerine erişimim, benimkilere erişmemden daha problematik değildir. Başkasını yazmak için dışardan kişinin içini okumam gerekmez. Jest alanı kinestetik düşünme alanıdır .. Jestlerin motor yönelimselliği yoluyla ben kendimi birliktelikle bedenleşmiş motor bir projeye bedensel olarak katılan bir gözlemci olarak bulurum. Bedenlerarasılık başkasını bana ulaşılabilir kılar çünkü ben bedensel olarak anlam yapımına katılırım. Benim öz farkındalığım kendine transparan olmaktan uzak olarak, hem bana bulanık hem de beni algılayana kısmen transparandır. Benim jest yapmam subjektivitemi bir başkasına açmam değildir; daha çok, ben jest yaptığımda benim subjektivitemin bir parçası bana örtük olduğu gibi, karşımdakine de o oranda transparandır. Jestler bizim bedenlerarasılığa katılımımızı ortaya koyar.