Dikkat: Spoiler İçerir!
Kitana'nın Zirakov'a döndüğü gün Cassandra'nın gönderdiği suikastçılardan nefret ettiği abisi Arlo'nun onu kurtarması ile başlıyor her şey. Zirakov'a dönünce işler sarpa sarıyor. Kitana hamile olduğunu öğrenince bebeğinin öldürülmemesi için bir ressamla evlenmesi uygun görülüyor. Ee tabii boşanma dilekçesini alan Vincent'ın başından aşağı kaynar sular dökülüyor ve çok pişman oluyor. Lena ve Arlo'nun sevecenliği, Armin'in ihaneti beni çok derinden etkiledi. Hele Kitana'nın savaş sahnesinde bebeğini düşürürken ki acı çığlıkları resmen kulaklarıma doldu. Ve bunun Vincent'ın gözleri önünde olması ayrı bir trajedi. Tam her şeyden kurtulduklarında ve Vincent resmi olarak veliaht seçildiğinde Armin savaş açması ve Kitana'nın ikinci kez hamile kaldığını öğrenen Vincent onu cepheden göndermesi olayların daha da sarpa sarmasına sebep oluyor. Vincent yaralanınca askerler arasında bir dedikodu dönüyor. Herkes veliahtın öldüğünü söylüyor... Kitana'nın dünyası başına yıkılıyor elbette. Tam yeni kavuştularında ve huzura eriştiklerinde bunun olması yürek burkuyor. Yüreğim parçalandı resmen Vincent'ın öldüğünü öğrenince! Sonra Kitana cepheye dönünce neyse ki yaşandığı öğreniyor. Her şeye rağmen Estes tuzağa düşürülüp ölüyor ve Kral, Vincent oluyor. Cassandra'nın ölümüne sevindiğimi söylesem kulağa kalpsizce gelir mi bilmem ama öyle.
Mutlu son ile bittiği için çok mutluyum. Mükemmel bir seriydi, benzer romanları okumak için sabırsılanıyorum...