“ Ege! Beni biraz seviyorsan!”
“ biraz mı? Ben seni çok sevdim İzmir. Biliyorum, sana binlerce söz verdim. Ve hiçbirini gerçekleştirmeden bırakacağım seni bir başına.”
“ bırakma o zaman.”
“ bırakacağım İzmir. Bırakmak zorundayım. Ben kendimi affedemiyorum artık. Gelmemeye giden adam derdin hep bana, belki de ben gerçekten gelmemeye gittim. o kadar çok gittim ki artık hiçbir yerdeyim. Ama şunu bil ki dünyada olmayı seçebileceğim tek yer olsaydı senin yanını seçerdim. Çünkü ben seni, ben seni…” tek bir silah sesi, çığlıklarım, Ege’nin adını haykırışım ve telefonun kapanışı.
“ Ege… yalvarıyorum sana…”
“ geçen gün bloga bir söz yazmıştın…`şimdi bir Gemideyim su alıp duran. Yüzme biliyorum, ama ama kıpırdamam.’ işte Ben şimdi o Gemideyim İzmir. Ya ben bu gemiyle birlikte batacağım.”