Uğruna çabaladığı her şeyin son bulduğu noktaya ulaştığı zamanlar bile şu andan daha iyiydi. O vakitler yük hissetmeksizin her şeyden vazgeçebilmişti çünkü çabaların sınırı diye bir şey varsa, o sınırı çoktan aşmıştı. Acaba daha fazla gayret etseydi, bir defa daha deneseydi başarabilir miydi? '' O zamanlar doksan dokuzuncu basamağa mı ulaşmıştım?'' diye sorgulasa da bu fikrini doksan dokuzdan yüze çıkmak için gerekli olanın çaba değil, şans olduğu düşüncesi takip etmişti.