Dilbilgim çok zayıftı. Bu yüzden bir dilbilgisi kitabı satın aldım, her gece okumaya başladım ve sıkıldım. Beni rahatsız eden, ismin sıfat, sıfatın zarf olması gibi aynı sözcüğün geçirdiği değişiklik idi. Eğer isimler, sıfatlar, zarflar birbirlerinden tamamen ayrı olsaydı, sıkıntıya düşmeyecektim. Adlarımızı ikide bir değiştirseydik düşeceğimiz güçlükleri düşünün! Değişiklik korkutur beni. Neyse...
Seni bana anlattılar ama, hezeyanmış.
Anlatmadıklarını görünce, anladım
Davulun sesi de insanı ürpertip coşturur
Ama nihayet içi boş bir deri parçasıdır
Bulutlar gözlerimden ders aldı da
Bereketli yağmurlar yağdırdı
Bu gece, bana ya derdimin yoldaşıdır
Ya da uykusuzluğumun arkadaşı
Karanlıkların kalkmasının tek şartı
Göz kapaklarımın kapanmasıysa
Asla göremeyeceğiz şafağın attığını
Ve gittikçe büyüyen bir uykusuzluk..
Ben de herkes gibi, önsezimin beni hiç yanıltmadığına inanırım. Üzücü ya da yıkıcı olaylar ortaya çıkamadan önce, yüreğimde bir daralma duymuş gibi olurum ya da gerçekten duyarım. Ama bunun hiçbir işe yaramadığını da bilirim, yine herkes gibi.