Bir seferinde mutlu ölmenin yolunun büsbütün ölmek olduğu söylenmişti bana. Lezzetli bir öğün yermişcesine yaşamak. Yenilen her şeyi zevkle, her lokmanın tadını çıkararak silip süpürmek ve yemeğin sonunda bittiği için üzülmemcesine doymuş olmak.
Hayattaki sınavımız bu değil mi? Yaşanmışlıkları yok etmeden nelerden vazgeçmemiz, nelere sıkı sıkı tutunmamız gerektiğini görebilmek.
Hem meteor hem de dinazor olmamayı başarabilmek.