Keşke dinlenme ve huzur yeri olsaydı,
Ya da bu uzak yola varmak olsaydı;
Keşke yüz bin yıl sonra toprağın bağrından,
Yeşil ot gibi yeniden yeşerme ümidi olsaydı.
Gönül, hayatın sırlarını bileydin,
Ölümde de Allah'ın sırlarını bilirdin;
Bugün kendinle (hayatta) olmana rağmen hiçbir şey anlamadın,
Yarın kendinden geçtiğinde (öldüğünde) nasıl anlayacaksın?
Aynalarda hayat karşılıyor seni
Yüreğinde ölüm
Yürüyorsun mavera takılıyor ayaklarına
Esriyorsun ufuklar ölümsüz diye
Bir inkisar sızıyor gönlüne bulutlardan
Düşüş ve hüzün
Arza tesadüfen yaklaşıyorsun
Gözlerim mi yanılıyor yoksa, ah
Baştan başa hıçkırıksın