O yüce peygamber, din ve dünya ayrılığı görüşünü yanlışlıkla yazılan bir harf gibi silip atmış, bütün hayatı ibadet, bütün yeryüzünü de mescit saymıştır.
Eski dinler, özellikler Hıristiyanlık insan hayatını dini ve maddi olmak üzere ikiye bölmüştü. Aynı şekilde, yeryüzünü de iki kampa ayırmıştı; biri din adamlarına diğeri de kendilerini tamamen dünyevi işlere adamış insanlara aitti. (...)
Bu ikisi arasındaki çatışma ve üstünlük mücadelesi sürüp gitmekteydi. Bu iki ayrı dünyanın insanları da, din ile dünya arasında ezeli bir düşmanlığın var olduğuna, bir gruptakilerin diğer gruptakilerle ilişkilerini kesmelerinin, hatta onlarla savaşmalarının gerekli olduğuna inanıyorlardı.