"İsimler, isimler, isimler," dedi başka, çok uzaklarda kaybolmuş bir ses. "Nefesten sonra ilk giden isimlerdir ve yüreğin atışı. Anılarımızı isimlerimizden daha uzun süre saklarız. Bir mayıs sabahı, çemberimle sapamı taşıyan dadımın, arkasındaki sabah güneşinin, esintide sallanan lalelerin görüntülerini hala zihnimde saklıyorum. Ama dadımın adını unuttum. Lalelerin de."
...Gerçekten anlamıyorsun, değil mi? Ben istediğim her şeyi istemiyorum. Kimse istemez. Hayır. İstediğim her şeyi, öylesine elde etsem nesi eğlenceli olur ki? Hiç bir anlamı olmazdı.