"Gerçek şu ki, yaydığımız titreşimler ne everenin ne de etrafımızdakilerin umrunda. Hayatımızın tek muhteşem yanı , sahici ve asal yalnızlığımız. Hepimizin kaderi asal sayılardan farksız. Çoğalmayı bir şekilde başarmış olsak da bizi bekleyen kaçınılmaz sona tek başımıza sürükleniyoruz. Yalnızca çoğumuz bunu göz ardı etme becerisine sahipken, diğerleri için her yeni gün, savaş meydanındaki başka bir mücadeleden ibaret."
Kitabı okudum sonlara doğru okuma isteğim kaybolsa dahi kendimi zorladım ve sonunda ağladım. Aklımda o kadar belirsizlik kaldı ki ikinci bir kitap çıkacak olsa içinde görmek istediğim çok fazla şey var. Ayvazın Firuzla yollarını ayırdıktan sonra yaşadıkları ve Firuzun baküye dönmesini sağlayan o mektubun içinde neler yazdığı ve halitin kim olduğu ve neden öldürüldüğü soruları hep cevapsız, bunların cevaplarını bulmak istiyorum. Dünyasızlar