Hiçbir şey değişmedi fakat yine de her şey başka bir biçimde var olup gidiyor. Anlatamıyorum. Bulantı'ya benziyor bu, ama aynı zamanda tam tersi: Sonunda başımdan bir serüven geçiyor. Kendimi sorguya çekince bunun, kendim olmaklığım ve burada bulunmaklığım olduğunu görüyorum. Geceyi yarıp geçen ben'im. Bir roman kahramanı gibi mutluyum.
Özgürüm: Hiçbir yaşama nedenim kalmadı artık, denediğim bütün nedenler beni bıraktı, yenilerini de tasarlayamıyorum.
Ama bu özgürlük ölüme benziyor biraz.
"Biliyorum. Bana tutku verecek herhangi bir şeye ya da kimseye artık rastlayamayacağımı biliyorum. Birisini sevmeye kalkışmak önemli bir işe girişmek gibidir, bilirsin. Enerji, cömertlik, körlük ister. Hatta başlangıçta bir uçurumun üzerinden sıçramanın gerektiği bir an vardır. Düşünmeye kalkarsa atlayamaz insan. Artık bu gerekli sıçrayışı yapamayacağımı biliyorum."