Melike Mercan

Melike Mercan
@Melikemr
Öğrenci
Ankara üniversitesi eczane hizmetleri
Ankara
Ankara
36 okur puanı
Haziran 2017 tarihinde katıldı
Renklerin mizacı
Daha önce söylediğimiz üzere, her şeyin bir mizacı ol duğu gibi renklerin de mizacı vardır. Renkler bizim ruhi ve cismi halimizde çok fazla etkiye sahiptir. Renkler, soğuk, sıcak ve mutedil (ılık) mizaca sahiplerdir. Renkler, giysilerin rengi, yemeğin rengi, ayakkabının rengi, peyzajın rengi, tabiatın rengi, kullanılan tüm eşya. ların rengi vb. gibi yollardan insanın vücudunu ve ruhu-nu etkileyebilir. Renkler, bizim yaşantımızda, zihinsel ve fiziksel konularda tüm faktörleriyle etkilidir ve ilişkilidir. Bu ilişki ve etki o kadar fazladır ki, insanlar bile içsel duy-gularını ifade etmek için renkler kullanırlar. Renkler her insanda aynı etkiyi göstermez, farklı etkilerde gösterebilir. Belki de size çok güzel ve çekici gelen renkler diğerleri için anlamsız ya da değersiz gelebilir ve bu çok normaldir. Her manzaraya, her şeye (renk, doğa, insan yüzü, ye mek, eşya vb..) bakmak insanın ruhunda, haleti ruhiyesin-de değişiklikler, eserler oluşturur. Bu eserler veya deği şiklikler, neşe, üzüntü, keder, sevinç, pişmanlık, endişe. huzur, halsizlik vb. etkiye sahiptir. Bu yüzden renkler bir mizaca sahiptir ve insan hayatındaki olumlu ve olumsuz etkileri inkâr edilemez.
Sayfa 198·Kitabı okudu
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
papatya
Papatya gibi sularım her gün, Tazelerim gülüşünü. Soldurmam bir bakışını. Sahiplenirim iki dudağından dökülen her sözü. Bendeki paragraf mutluluğun gerçek özü, Ezdirmem bir düşünceni dahi, Sabahlar yokluğunda gözlerim. Dalar seninle uykuya her gece. Kapat kirpiklerini dinsin bütün sesler. Uzan göğsüme doğru. Gönlümün bütün hatları seninle inceden inceye. Her an konuş döndür beni aşktan deliye. Siyah ve beyaz alfabemde kalıplaşmış iki kelime. Ortası olmayan bir yol, fakat sen gönlüme açılan papatyalardan bahçe.
ikinci adam yayınları·Kitabı okuyacak
Dünün yanlışları seni yarının doğrusu yapacak
Sözünün geçmediği bir yerden sen de geçme. Dinlenilmediğin bir yerin sağırı ve dilsizi ol. Boşuna nefes tüketme. Boşa gitmiş her şeye üzülen insanoğlu, boşu boşuna tüket-tiği nefeslere hiç üzülmüyor. Fakat vakit geçtikçe kendine duyduğun saygı artacak, şu anki konumunda kendini pek dinlemiyor, iç sesine kulak ver-miyor olabilirsin. Belki kendinden çokça taviz veren bir kişi-liğe de sahipsindir, belki kendinin bu kadar fedakârlık yapı-şından ötürü "ne enayiyim ama" diyorsundur. Deme...
Sayfa 15 - ikinci adam yayınları·Kitabı okuyor
Yol giderek daha ıssızlaştı. Benzin istasyonları azaldı, arabalar seyrekleşti. Artık sadece motorun homurtusu ve tekerleklerin asfaltla sürtünmesi vardı. Gözlerini yoldan ayırmadan ilerledi. Bir tabela gördü. Tarif doğruydu. Direksiyonun başında hafifçe doğruldu, gözlerini dört açtı. Ve sonunda sağda, eski bir fabrikanın önünde, eğilmiş paslı bir levha gördü. Gözlerini kıstı, emin olmak için biraz daha yaklaştı. Artık emindi, defterde tarif edilen bölgeye ulaşmıştı. Aracını yol kenarına çekip motoru kapattı. İçin-de derin bir sessizlik oluştu. Bir süre yerinden kıpırdamadı. Camdan dışarı baktı; depo binası karanlığın içinde dev bir iskelet gibi duruyordu. Tel örgüler yer yer sökülmüş, paslanmış demirler rüzgarla hafifçe sallanıyordu. Ay ışığına rağmen her şey sisli, bulanık bir görüntü veriyordu
Sayfa 81 - ikinci adam yayınları·Kitabı okudu
Çocukluğum
Kapı arkasına saklanmış çocukluğum, Bir kaydırağın merdiveni zor tırmanmış, Hayallerim kaybolurcasına biranda inmiş, Bir eğlenceye esir olmuş çocukluğum. Umutlarım yüksek park köşelerinde, Ağaç dallarına asılmış dileklerim. Arkadaşlarım dileklerimi ebeleme peşinde, Bir su kenarına saklanmış çocukluğum. Dört oda evim, beklentim bayram sabahı, Dua eder beklerim babamı namaz çıkışı. Eller alında başlar secdede, Bayram harçlığıyla harcanmış çocukluğum. Bahçemin duvarı topraktan engebeli, Altı çocuk bir ana var düşünceli, Yüreğimize dokunmuş sevgi eli, Kapı arkasına saklanmış çocukluğum
Sayfa 107 - Sırta yayıncılık·Kitabı okudu