B.

10/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mart 2026 19:26
Oscar ile arkadaş olmak istiyorum. Gerçekten o kadar tatlı ve akıllı bir çocuktu ki... Drawing Closer gibi bir film izledikten sonra üzerine bu kitabı okumak yarama tuz basmak gibi hissettirmedi değil ama yine de zamanlama konusunda hiç pişman değilim. Okumamın üzerinden hatırı sayılır bir süre geçti ve ben hâlâ bitirdiğim an kurduğum o cümlenin arkasında duruyorum. Bence bu kitabın, özellikle sağlık (tıp ve psikoloji), çocuk ve inanç alanlarında bir meslek sahibi olacak herkese ders kitabı niyetine okutulması gerektiğini düşünüyorum. Çok ince gözükse de çok dolu bir içeriğe sahip. İnancın ve sosyal desteğin bir araya gelerek baş etme mekanizmalarını nasıl oluşturduğunu ve böylece psikolojik dayanıklılığı nasıl güçlendirdiğini çok güzel işliyor. Aynı zamanda bazen bir şeyleri çok derinden hissetsek bile ifade etmek konusunda yeterli olamayacağımızı ve bunu da yanlış anlaşılmamıza neden olabileceğini de vurguluyor. Oscar ve Pembe Meleği artık başucu kitaplarımın arasında kendisine bir yer edindi. Umarım siz de okurken keyif alırsınız. Düşünce dünyanıza büyük katkıları olacağına şüphem yok zaten. İyi okumalar diliyorum.
Oscar ve Pembeli MeleğiEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 2026690 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·128 syf.··
2026 12. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2026 20:41
Eskiden pek fazla Türk edebiyatı okuyan bir insan değildim. Sanırım içine dalmam için biraz teşvik edilmem gerekiyordu. Bu kitabı da, daha fazla Türk edebiyatı okumama vesile olan yakın arkadaşım sayesinde okumuş oldum. Tarık Tufan'ın okuduğum ilk kitabı oldu Hayal Meyal. Okuduğuma da çok mutlu oldum. Hatta kaleminin ve duyguları aktarış biçiminin bu denli akıcı ve güzel olduğunu daha önce duymuş olsaydım çok daha erken okurdum. Bu kitaba dair en çok sevdiğim şey, ara ara kurguyu bölen ama anlamlı bir şekilde tüm kurguyu tamamlayan o iç monolog (ya da şiir diyebiliriz?) tarzı kısa yazılardı. Keşke bu tarz yazılardan oluşan bir kitabı olsa diye pek çok kez geçirdim içimden (varsa lütfen beni bilgilendirin). Kitabı ve kurguyu genel olarak sevdim. Bitirdiğim ilk an “Bu nasıl son?” diye sinirlendiğimi söylemeliyim çünkü tüm kurgu iki sayfada tepetaklak oldu ve okurken buna dair en ufak bir şey sezmediğimi düşünüyordum. Yine de üzerine biraz düşünüp özellikle ilk bölüme ve bayılarak okuduğum o kısa kısımlara tekrar dönüp düşündüğümde aslında bize çok fazla ipucu verdiğini fark ettim. Bu yüzden, eğer kitaba ilk defa başlayacaklar varsa, kitap bittiğinde üzerine iyice düşünmelerinin iyi olacağını söylemek istiyorum. Normal bir şekilde okuyup sindirin ve bittiğinde hemen rafa kaldırıp yolunuza devam etmek yerine üzerine biraz düşünün. Okurken fark etmediğiniz çok fazla şeyi fark edeceksiniz. Yine de net bir sonuca ulaşılabilir mi, tartışılır. İyi okumalar diliyorum.
Hayal MeyalTarık Tufan · Doğan Kitap Yayınları · 20207,2bin okunma
Yeonnam-dong'un Neşeli Çamaşırhanesi Anısına
8/10
·244 syf.··
Beğendi
·
2025 14. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2025 15:01
Yeonnam-dong'un neşeli mi neşeli çamaşırhanesi... Bazı kitaplar vardır, kısa sürede bitiremezsiniz. Onu elinize almak için ihtiyaç duyduğunuz anlar olur, hissedersiniz. Bu da benim için böyle bir kitaptı. Her bir karakteriyle tanışmaktan ve onlarla birlikte öğrenmekten büyük bir mutluluk duydum. Bazen doğru bildiğimizi düşündüğümüz pek çok yanlış yaparız, bazen hiçbir sey bilmeyiz ya da inadımızdan kaybedeceğimizi bilsek bile gururumuz yüzünden başımız dimdik ilerleriz. Neleri yakıp yıktığımıza ya da ne yaralar aldığımıza bakmayız çünkü o baş asla eğilmez. Bazen de doğru olanı görürüz ama sadece orada durur ve izleriz çünkü öğrenmek için her şeyi yaşamamız gerekmese de bazı şeylerin yaşanmadan öğrenilmeyeceğinin farkında oluruz. Yaşamanın ve ilerlemenin tek bir yolu yok. Bu kitap bana birilerinin desteğinin ve paylaşabilmenin ne kadar değerli olduğunu hatırlattı bir kez daha ki kitabın çok değer verdiğim bir arkadaşımın hediyesi oluşu onu daha da anlamlı kılıyor benim için. Kore edebiyatının en sevdiğim yanı da bu aslında. Sayfalarını insana dair pek çok gerçekle o kadar iyi sarıyorlar ki herkes kendisine dair bir şeyler bulabiliyor orada. Yüzleşmek zorunda kalıyor. O ilk an ve bitiş anındaki o insan aynı kalamıyor. Bunun için de yazarını tebrik etmek istiyorum. Yarattığı bu güzel atmosfer ve insanlar her zaman bir şekilde var olmaya devam edecekler çünkü onlar çoktan ölümsüz kıldılar kendilerini. Umuyorum ki herkes bir gün kendi sığınağını bulabilir. Hatalar yapıp daha sonra bunu kabul ederek oradan dönebilme cesaretini kazanabilir. İnsanlara iyi gelmek kimseye zarar vermez, üstelik bunu yaparken mesafenizi bozmak zorunda da değiliz. Paylaşmak, gülümsemek, hal hatır sormak veya ihtiyacı olan için elden gelen ufacık bir şey de olsa yapmak... Çok küçük
Yeonnam-dong'un Neşeli ÇamaşırhanesiKim Jiyun · Epsilon Yayınevi · 2025701 okunma
Minik bir yorum
8/10
·144 syf.··
2025 5. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2025 00:01
"...Benim gibi hisseden başkalarını bulma ihtiyacım vardı. O yüzden böyle insanları aramak yerine, böyle insanların aradığı kişi olmaya karar verdim; elimi yukarı kaldırıp 'Buradayım!' diye bağırırdım. Böylece belki birileri el salladığımı fark eder, bende kendilerini görür ve yanıma gelir, biz de birbirimizin varlığıyla rahatlayabiliriz diye umuyordum." İşte bu kitabı okumaya devam etmeme sebep olan sözler bunlardı. Her insan yanında bir sıcaklık, anlayış, destek ve sevgi barındırmak ister çünkü yaradılışımız böyledir; neticede hepimiz sosyal varlıklarız. Anlattığımızda duyulmak isteriz; beklediğimizde görülmek ve olmadığımızda bile anılmak isteriz. Bu, önemsenme ihtiyacımızdır. Varlığımıza bir anlam ve kanıt yüklememizi sağlar tüm bunlar. Ancak gözden kaçırdığımız bir nokta vardır: Sağlıklı bir zihin işleyişine sahip bir insan için bile tüm bunları görebilmek ve bunlara tutunabilmek oldukça zorken, depresyon ve anksiyete gibi bazı bozukluklara sahip insanlar için bunları yapmak çok daha zor ve yıpratıcıdır; hatta bazen imkansıza bile yakındır. Ne de olsa oluk oluk kanayan ve acı veren bir yaraya sahip olan kişinin, o yara kapanıp iyileşene ve bıraktığı ize alışana kadar gördüğü ve hissettiği tek şey o yaradır. O yaranın kaybettirdikleri ve çektirdikleridir. Kalan her şeye kördür; çünkü önce hayatta kalması ve acı hissine son vermesi gerekmektedir. Peki, ya yaran görünmüyorsa? Kaynağını göremediğin ve yayılışını takip edemediğin bir zehri nasıl durduracaksın ki? Ya da durdurmuş olsan bile, yok olduğunu ve tekrar o zehri tatmayacağını nasıl bileceksin? Bu soruların tek bir cevabı var: Asla bilemeyeceksin. O yol ayrımında vereceğin bir karar olacak: Ya devam edebilmeni sağlayacak bir inanç yeşerteceksin göğsünün ortasında ve o inanç dallanıp budaklanacak ya da
Ölmek İstiyorum ama Tteokbokki de Yemek İstiyorumBaek Se-hee · Nova Kitap · 20248,5bin okunma
İçten Gelen Bir Yorum ve Bilgilendirme :)
7/10
·104 syf.··
2025 3. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2025 01:25
Aslında ilk incelememi aklım fikrim "o" olmuş bir kitap için yazacağımı düşünüyordum ama pek de öyle olmadı. Ağaçlar'ın sonuna yaklaşırken içimden bir ses bu kitap için bir yorumda bulunmam gerektiğini söyledi ve bu yüzden şu an buradayım. Ağaçlar, daha önce de duyduğum ama okumayı hep ertelediğim bir kitaptı. Yılın başında denk geldiğim bir yorum ile başlamaya karar vermiştim ve açıkçası hiç de pişman olmadım. Özellikle kitabın başlarını okurken verdiği o huzur, kitabın anlatım dili ve ele aldığı konu oldukça güzeldi. Betimlemeleri o kadar samimi, içten ve aynı zamanda net bir çerçeve çiziyordu ki sanki oradaymışım ya da bir dostumu dinliyormuşum gibi hissediyordum. Gerçekten kitaba başlamama sebep olan o kız haklıydı, Namjoon'la konuşuyormuş gibi hissettiren bir kitaptı. Muhtemelen bir kitap yazmış olsaydı, o kitaplardan biri Ağaçlar olurdu. Peki, o zaman neden bu kitaba dokuz veya on değil de yedi puan verdin diye düşünenler olacaktır. Aslında bu tamamen benden kaynaklıydı, epey haksızlık ettiğimi söylemeliyim dürüstçe. Ben bir kitaba başladığım ve bitirip kapağını kapadığım ana kadar pek çok puan aralığında gezinirim zihnimin içinde ama o kapağa bakarken içimde yankılanan puan neyse "o" olur puanı. Bu kitap için de başta altı demiş olsam da zaten çok fazla haksızlık yaptığımı düşünerek yedi olarak kabul etmeye karar verdim (Görüldüğü üzere puanlama sistemim tamamen öznel düşüncelere ve hislere dayanıyor). Bunun tek sebebi ise benim her ne kadar doğaya, çiçeklere ve bitkilere yönelik bir ilgim olsa da pek fazla bilgim olmayışıydı. Hal böyle olunca Hermann'ın bahsettiği ağaçları ve bitkileri gözümde canlandırmakta zorlandım ve bunu da yapamayınca bir yerden sonra yazı akmamaya başladı. O güzel betimlemelerinden ve sohbetinden yeterli verimi sağlayamadım.
AğaçlarHermann Hesse · Kolektif Kitap · 20195,1bin okunma