Çocukların türkçe matematik hayat bilgisi derslerinden pekiyi almalarını beklemekten ziyade karar verebilen verdiği kararların getirdiği sonuç ve sorumlulukları alabilen hayal gücü geniş bireyler yetiştirmeyi amaç edinmiş bir öğretmenin hikayesi diyebiliriz.
TedX konuşmalarını gezerken tesadüfen rastladığım iyi ki de rastladığım öğretmenler arasındadır Ahmet Naç. Onu ilk keşfettiğimde yurt odasındaydım ve o kadar iyi hatırlıyorum ki saatlerce oturup tüm konuşmalarını, instagramdaki tüm yazılarını ve videolarını talan etmiştim. Bir gönderisine daha bakınca sanki bilgiyle dolup taşıyordum. O zamanlar duvarları boyayan öğretmen diye haberlere çıkmıştı.
Bizler her zaman eğitim sürecindeki yanlışları konuşup duruyoruz ama çözüme gelince kolaya kaçıyoruz ve başkalarına yüklüyoruz o sorumluluğu. Oysa o duvarları boyayan öğretmen diye haberlerde çıkan Ahmet öğretmenimiz çözümü kendi yaratan kişiler arasından biriydi. Kitabı olduğunu duyunca hemen okudum. Kitapta yaşanmışlıklardan örnekler vermesi çok hoşuma gitti. Bazı yerlerde kahkaha attığımı hatırlıyorum. Çok samimi üslubu vardı. Okurken zaman zaman doğru bildiğimiz yanlışlarla bizi baş başa bırakıyor. Öğretmenlerin ve velilerin okuması gerektiğini düşünüyorum.
Sistemiyle ve bakış açısıyla eğitime karşı umudumuzu ateşleyen öğretmen iyi ki varsın.
Etkisinden uzun süre çıkamadığım kitap. Gerçek hayattan olması da buna bir sebep...
Küçük bir çocuk beyni travmadan nasıl etkilenir?
Korku, şiddet çocuğun beyninde nasıl bir tahribata yol açar?
Bu beyin nasıl iyileştirilebilir?
O kadar önemli konular ki hepsi ince ince işlenmiş. Farkındalıklarla dolup taşan bir kitap. Üzücü olduğu kadar sevginin nasıl iyileştirici bir güç olduğunu da anlatıyor. Hassas kişiler, daha önce travma yaşamış olanlar bu kitabı okumadan önce detaylı araştırmalılar.
Hata yapmalarına, yanlış karar almalarına izin vermek...
Hata yapmazlarsa yanlış karar almazlarsa doğru karar almayı öğrenemezler. Sorumluluk duygusunu kazanamazlar. Yani birey olamazlar.