Melissa

Melissa
@Melisssa0
Ahh bu nasıl öngörü arkadaş
Puan vermedi
Biraz argo bir giriş olacak ama "o nasıl bir öngörü arkadaş!" diyeceğim. Huxley bu romanı 1932'de yazmış yahu! Romanda Cesur Yeni Dünya'yı kurgulamış. Bu öyle bir dünya ki mutluluk ve tatmin üzerine dizayn edilmiştir. İstikrarlı bir toplum birinci önceliktir ve bunun için bir birinin tıpatıp aynı, düşünmeyen sorgulamayan, kritik etmeyen, endişe duymayan, üzülmeyen kısacası hissetmeyen bireyler üretilmektedir. Dolayısı bu yeni dünyada aile, bağlılık, sanat, edebiyat, felsefe hatta bilime dahi yer yoktur. Evet, toplum gerçekten mutludur. Çünkü bireyler hayatından memnun olması için şartlandırılarak üretilmiştir. Fakat, insani bir topluluktan ziyade robot toplumundan farksızdır. Dizayn edilmiş bu yeni dünyayı okurken ürpermekle birlikte günümüz dünyasından çok da farklı olmadığını düşündüğünüz noktalar farkediyorsunuz. Spoiler vermemek için detaya girmeyeceğim. Çok yakın (çok çok yakın) gelecekten sinyaller veriyor adeta. Hatta kitabı okumaya başladığım gün gördüğüm haberin linkini de bırakayım şuraya ilerihaber.org/icerik/bilim-in... (doğum olmadan dünyaya gelinmesini mümkün kılacak bir gelişmeden bahsediliyor) Sonuç olarak herkesin mutlu olduğu, tek düze, renksiz bir dünya mı ya da acının, kederin, heyacanın, endişenin, mutsuzluğun, mutluluğun olduğu fakat çeşitli, rengarenk bir dünya mı sorusunu sorduran keyifle okuduğum bir eserdi. Tavsiye ederim efenim, okuyunuz :) Not1: Yeni dünyadaki 10 önemli kişiden biri olan Batı Avrupa Dünya Denetçisi karakterinin ismi Mustafa Mond'dur. Ve karakterdeki "Mustafa" isminin Mustafa Kemal Atatürk'ten geldiği iddia edilmektedir. Not2: Romanın ismi (Brave New World), hikayenin içinde de geçen Shakespeare'in Fırtına isimli eserindeki bir sahneden alınmış ve Shakespeare zamanında "brave" kelimesi "güzel" anlamına geliyormuş. Yani
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,3bin okunma
Reklam
Puan vermedi·
Önce sevgili olduğu sonra ise evlendiği kadın Aliye.. Tam 13 yıl boyunca yazıştıkları mektuplardan oluşan bir kitap. Güzel adamlar güzel sever derler ya Sabahattin Ali bu sözün ete kemiğe bürünmüş hali. Sabahattin Ali, Aliye Ali'yi o kadar güzel, o kadar temiz, o kadar masum, o kadar saf bir sevgiyle sevmiş ki bunu mektuplarında ki o naif kelime ve cümlelerden anlayabilirsiniz. Sabahattin Ali, Aliye hanımı incitmekten hep korkmuş ve hep onu mutlu etmek için çabalamıştır. Aşklarının meyvesi olan Filiz Ali'ye Ruhum Filiz diye hitap eden bir adamın kızına olan sevgisinden bahsedemiyorum bile.. :) Günümüzde hani var ya aşkı cinsellikten, paradan, arabadan, kariyerden ibaret sanan insanlar hah onlar okusun, okusun da aşk ne demek görsünler.. Yüreği güzel tüm kadınlarımızın Sabahattin Ali gibi eşleri olması dileğimle.
Canım Aliye, Ruhum FilizSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202031,5bin okunma