Bazen hayatımızda rastlantısal olarak karşılaştığımız insanlar, şaşırtıcı biçimde bize benzer; içimizde taşıdığımız o tohumlara akraba olan kişilerdir. Bu insanları tanımak ve onları kendi yörüngemize çekme arzusu, işte aşk denilen şeyin ta kendisidir. 
Her insan, içinde farklı kişiliklerin tohumlarını taşır; bunlar, başka başka insanlara ait, henüz filizlenmemiş potansiyel çekirdekler gibidir. İnsan yaşamı, sadece içlerinden birini geliştirir ve o, baskın kişilik haline gelir.