Melike Çakar

Melike Çakar
@Mellyymelzx
Puan vermedi·352 syf.··
2026 2. kitabı
Bu kitabı okurken kendimi bir dizinin bölümlerini arka arkaya izliyormuş gibi hissettim. Hikaye ilerledikçe merak duygusu hiç düşmüyor ve kitap bittiğinde geriye tek bir his kalıyor sanki sezon finali yapmış bir dizi bitmişti. Okurken bana Vampir Günlükleri dizisini sık sık hatırlattı. Stefan ve Elena’nın kurmaya çalıştığı düzen gibi burada da bir aile normal olmaya, dikkat çekmemeye ve insan gibi yaşamaya çalışıyor. Kurallar var, sınırlar var ve bu sınırların korunması gerekiyor. Ancak bu düzenin tam karşısında duran bir taraf da bulunuyor. Damon’ı andıran bu karakter, bastırılanı temsil ediyor. Kuralları değil arzuyu, kontrolü değil dürtüyü merkeze alan bir taraf. Bu noktada vampirlik yalnızca fantastik bir özellik olmaktan çıkıyor. Bana göre vampirlik, süperegonun tam karşısında duran bir alan gibi. Haz ilkesinin öne geçtiği, bastırılmış arzuların görünür hale geldiği bir durum. Kanın haz vermesi, yasak olanın çekici hâle gelmesi, saldırganlığın ve dürtüselliğin artması bunun bir yansıması gibi duruyor. Kitapta özellikle uzun süre bastırılan benliğin nasıl yıkıcı bir biçimde ortaya çıktığını görmek mümkün. Karakterler normal olabilmek adına kendi doğalarını, isteklerini ve içsel dürtülerini sürekli kontrol altında tutmaya çalışıyor. Ancak bu bastırma sağlıklı bir denge yaratmıyor. Aksine, bastırılan şey zamanla daha sert, daha kontrolsüz ve daha yıkıcı bir şekilde yüzeye çıkıyor. Burada şunu net bir şekilde görüyoruz, insan kendi benliğini tamamen yok saydığında o taraf ortadan kaybolmuyor. Sadece daha karanlık bir yerden geri dönüyor. Vampirlik bu anlamda gölge tarafa, bastırılmış dürtülere ve kişinin inkar ettiği yanlarına oldukça yakın bir metafor gibi hissettirdi. Tüm bunların yanında Radley Ailesi, okuması keyifli ve sürükleyici bir hikaye sunuyor.
1000Kitap
Radley AilesiMatt Haig · Domingo Yayınları · 20252,066 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Puan vermedi·256 syf.··
2025 81. kitabı
Bu kitabı okurken yalnızca bir hikâye okumuyorsunuz; henüz 11 yaşında, bugüne kadar tek bir kelime bile konuşamamış bir çocuğun sesi oluyorsunuz. Melody’nin sesi yok. Ama zihni, kalbi ve duyguları fazlasıyla var. Sharon Draper, Melody üzerinden bize şunu hissettiriyor: Konuşamamak, düşünememek değildir. Hareket edememek, hissetmemek değildir. Ve en önemlisi, “engelli” olmak bir insanın kendisine ait bir özellikten çok, toplumun ona çizdiği bir sınırdır. Bu kitabı okurken şunu fark ediyorsunuz: Aslında “engelli” diye bir şey yok. Engel yaratan bakışlar var. Farklı olanı anlamaya çalışmak yerine ötekileştiren, sessiz olanın söyleyecek bir şeyi olabileceğini hiç düşünmeyen insanlar var. Melody’nin dünyasında, en büyük acı bedeni değil anlaşılmamak. Söyleyecek bu kadar çok şeyi varken kimsenin dinlemeye hazır olmaması. Tüm bu zorluklara rağmen Melody’nin kalbi, hayata göğüs gerebiliyor. Kırılıyor ama kapanmıyor. Umutsuzluğa yaklaşıyor ama vazgeçmiyor. Ve okur olarak siz, onun her başarısında sevinip, her görmezden gelinişinde içinizde bir ağırlık hissediyorsunuz. Bu kitap, sadece bir çocuğun mücadelesini anlatmıyor. Aynı zamanda bize şunu soruyor:
İçimdeki MüzikSharon M. Draper · Timaş Genç Yayınları · 202139,9bin okunma
8/10
·288 syf.··
2025 1. kitabı
Bu kitapta en çok sevdiğim şey, sunduğu sakinlik ve samimiyet oldu. Okurken gerçekten o kitabevinin içine giriyormuşum, raflar arasında dolaşıyormuşum gibi hissettim. Her karakterin hayatında başka bir dönemden geçiyor olması boşanma sonrası toparlanmaya çalışan biri, mezun olup iş arayan bir genç ve ergenlik döneminde bir öğrenci olması kitabı daha hayata dair kılıyor. Her biri kendi yolunu bulmaya çalışıyor ve bu süreç, büyük başarılar gibi görünmese de aslında çok değerli. Kitabın da söylediği gibi hayatın bir noktasında küçük bir seçim yapabilmek bile bazen başlı başına bir başarı. Normalde hızlı bitirebileceğim bir kitaptı ama hissettirdiği sıcaklık tam ihtiyacım olan şeydi sanırım. Bu yüzden okumayı yavaşlatıp tadını çıkarmak istedim. Bana eşlik eden, iyi gelen bir hikâye oldu. Sakin ilerleyen, iç ısıtan, karakterlerin dönüşümüne yakından tanık olabileceğiniz bir kitap arıyorsanız kesinlikle önerebilirim.
Hyunam-Dong KitabeviHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 202415,2bin okunma