Yaşam, yiğitçe, onurlu ve özgecil olabilir. Ya da bu şiddetli kendini koruma kavgasında, kişi kendi insan onurunu unutup bir hayvan düzeyine inebilir. Burada, insanın, zor bur durumun sunduğu ahlaki değerlere ulaşma fırsatlarından yararlanma ya da vazgeçme arasındaki seçimi yatmaktadır. Bu da, o insanin acılarına değip değmediğini belirler.
Bu öykü, büyük kahramanların ya da şehitlerin acılarını ve ölümlerini anlatmadığı gibi, Kapolar'ın ya da ünlü tutukluların öyküsü de değildir. Bu nedenle güçlü olanın acılarını değil, kayıtlara geçmeyen o büyük adsız kurbanlar ordusunun özverilerini, çarmıha gerilişlerini ve ölümlerini konu olarak seçmiştir.
Bazı insanlar vardır baylar, dümdüz yollarına giderler, sağa sola sapmayı sevmezler, yalnızca maskeli balolarda maske takarlar. Bazı insanlar da vardır, insanin yaradılışının asıl amacının yalnızca döşemeleri çizmeleriyle daha iyi cilalamak olmadığını bilirler. Öyle insanlar vardır, baylar, pantolonları üzerlerine güzel oturuyor diye mutlu olduklarını, yaşamlarının eksiksiz olduğunu söylemezler. Nihayet, boşuna koşuşturup durmayı, onun bunun önünde yaltaklanmayı, en önemlisi de baylar, hiç de istenmedikleri yerlere burunlarını sokmayı sevmeyen insanlar vardır...