"Aşırı poz takınmaktan artık takındığım pozlarını yönettiği yalancı bir canavara dönüştüm" falan desem de aslında bu laf da bir poz olduğu için elim kolum bağlı.
Dalgın dalgın çiçeklere bakarken insanların da aslında gerçekten iyi tarafları var diye düşündüm. Çiçeklerin güzelliğini bulan da çiçekleri seven de insanlar ne de olsa.
Bir kitap okur okumaz hemen o kitaba kapılır, güvenir, kitapla özdeşleşir, hayatımla o kitap arasında ilişki kurarım. Yine başka bir kitap okuyunca yüz seksen derece dönüp bu yeni kitaba bağlanırım. Başkasına ait bir şeyi çalıp kendi malın haline getirme kabiliyeti, işte bu benim yegane yeteneğim. Bu kurnazlığa, bu kandırmacaya gerçekten sinir oluyorum. Günbegün, hata üstüne hata yapıp sürekli rezil olsam belki biraz daha oturaklı olurum. Fakat bu hatalara bile bir kulp takıp, görünüşü kurtarıp, akla yatkın bir mantık üretip, halimden gayet memnun, alaycı bir piyesi oynarmışım gibime geliyor.
(Bu sözleri de bir kitaptan okudum tabi.)
Sahiden de hangisinin gerçek ben olduğumu bilmiyorum.