Sanırım adaletsiz insanlar en rahat uyuyanlardır, çünkü hiçbir şeye aldırmazlar, oysaki adil insanlar gözlerini kapatamaz, her şeye tasalanırlar. Yoksa adil olamazlar.
Lübnanlı yazar Rabih Alameddine’in Türkçeye çevrilen yalnızca bir kitabı olması, edebiyat dünyamız adına büyük bir kayıp.”İstediğim Gibi Yalnızım,”bizi Beyrutlu Aaliya’nın iç dünyasına, daha doğrusu kitaplarla ördüğü yalnızlık kalesine davet ediyor. Arap gelenekleriyle şekillenmiş bir hayatta, küçük yaşta istemediği bir evlilikle başlayan yalnızlığını, zamanla kendine has bir ritüele dönüştürmüş bir kadın o. Çocukluğundan itibaren çevresi tarafından görünmez kılınan Aaliya, hayatının anlamını kitaplarda buluyor.
Yıllarını bir kitapçıda geçirip, kendi kendine yaptığı çevirilerle neredeyse 80-85 kitaplık bir külliyat oluşturmuş. Bu kitapları bizimle paylaşırken, sadece yazar isimleri değil, derin bir edebi sezgi ve yaşam tecrübesi de sunuyor.Aaliya’nın hikâyesi savaşla, yıkımla, politik ikiyüzlülükle örülmüş bir coğrafyada geçiyor olsa da, bu roman ne bir savaş hikâyesi ne de politik bir ağıt. Odakta hep kitaplar var. Onun için edebiyat, bir kaçış değil; hayata tutunma biçimi.Üstelik bunca yalnızlığa, hayal kırıklığına ve kayba rağmen Aaliya’nın sivri dili, alaycı mizahı ve kendine has duruşu sizi büyülüyor.Eğer kitaplara tutkunsanız, bu roman size kendinizi yeniden hatırlatacak. Mutlaka okuyun.