Meltemmm

Puan vermedi·96 syf.··
Beğendi
·
2021 111. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 29 Eylül 2021 09:23
ölü bir yılan gibi yatıyordu aramızda yorgun, kirli ve umutsuz geçmişim oysa bilmediğin bir şey vardı sevgilim. Ben sende bütün aşklarımı temize çektim. İmrendiğin, öfkelendiğin kızdığın, ya da kıskandığın diyelim yani yaşamışlık sandığın Geçmişim dile dökülmeyenin tenhalığında kaçırılan bakışlarda gündeliğin başıboş ayrıntılarında zaman zaman geri tepip duruyordu. Ve elbet üzerinde durulmuyordu. Sense kendini hâlâ hayatımdaki herhangi biri sanıyordun, biraz daha fazla sevdiğim, biraz daha önem verdiğim. Başlangıçta doğruydu belki. Sıradan bir serüven, rastgele bir ilişki gibi başlayıp, günden güne hayatıma yayılan, büyüyüp kök salan benliğimi kavrayıp, varlığımı ele geçiren bir aşka bedellendin. Ve hâlâ bilmiyordun sevgilim ben sende bütün aşklarımı temize çektim Anladığındaysa yapacak tek şey kalmıştı sana Bütün kazananlar gibi Terk ettin
Yaz GeçerMurathan Mungan · Metis Yayınları · 20166,6bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·208 syf.··
2021 85. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2021 19:01
Her durum kendi içinde değerlendirmeli demişti bir arkadaşım. Aynı olay herkesçe farklı yaşanır. Şartlar farklıdır çünkü. Çok mantıklıydı. Ben de öyle değerlendirmeye çalıştım çoğu şeyi. Kendi içinde. Ne kadar doğru yaptım elbette tartışılır. Bunu değerlendirirken de insan kendinden yola çıkar çünkü. Kitabı paylaştığım andan itibaren bir sürü mesaj geldi Nazım Hikmet ile ilgili. Çoğu kişinin ortak anlatmak istediği şey " Nazım Hikmet herkese aşık olmuş. " Hatta bir arkadaşım şey dedi : 32 yaşındayım bir kez bile aşık olmadım hatta aşka yaklaşmadım bile. Ama Nazım'ın aşkı böyle hoyratça harcamasını yediremiyorum. " Nazım Hikmet' in hayatını çok fazla bildiğim söylenemez. Herkes bir şey yazıyor ben durun bir okuyayım diyorum. Kimseyi gömmeye niyetim de yok zaten. Biliyoruz hepimiz az çok Piraye'yi ya da Vera'yı. Benim de bildiğim sadece buydu. Nazım'ın iki kadına aşık olduğu. Olur canım neden olmasın. Sen 32 senedir aşka yaklaşmadın diye millet aşık olmasın mı ? Olmasın. Beceremiyorsanız hele ki olmayın. Şimdi baştaki yazıma dönüyorum. Her durumu kendi içinde eleştirecek bir olgunluğa sahip değilmişim ben. Mantıklı evet ama ıhıh ben yapamadım. Rüyasında gördüğü kadın (!) Ah esir alan rüyalar. Anlamalıydım başta anlamadım. O da benim aptallığım. Ne diyorduk. Rüyasında gördüğü kadın başka, yanındaki başka, aklındaki başka. Başka ? Hiç empati falan da yapamadım. Belki psikolojik olarak uygun şartlar olmadığı için. Piraye yerinde olmak ister miydi bir kadın ? Birini çok sevmek, ona aşık olmak isterdi belki. Ama aşkını böyle hoyratça tüketen bir adama denk gelmek çok kırıcı. Her an gidebilir, her an başkasına aşık olabilir. Yanımda ama aklı kimde düşüncesi öldürecek diye düşündüm Piraye'yi. Ama önce Nazım öldü. Çok isterdim Nazım'ın doyumsuz bir kalbi olmasın. Piraye'yi
Piraye'de Nazım OlmakNazan Arısoy · Dokuz Yayınları · 20194,561 okunma
Puan vermedi·250 syf.··
2021 86. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ağustos 2021 00:22
Geçen ay büyük goller yediğim için bu ay ki sayı için acele etmedim sanırım. Tesadüf eseri denk geldim. Nasıl bir sıkıntı içindeysek artık ülkece rutin bile yabancılaşmaya başladı. En azından benim için bir süredir durumlar öyle. Bu ay ki sayıda yer alan ve durumu özetleyen en güzel yazı Gürgen Öz' ün " Sıkıntı " yazısı olmuş. Her cümlenin sonunda nokta ile birlikte bir süre duvara bakıyorsunuz. Bir sabah uyandık Marmara Denizi ölmüş. Gün ortasına doğru marketteki fahiş fiyatlar. Döviz nedeniyle her şey almış başını gidiyor. Akşam uzanıyorsunuz iki dakka gündem takip etmeye gelmiyor. Tecavüz, taciz, cinayet. Hiç mi güzel haber olmaz diyorsunuz. Olmuyormuş. Yok yani. Varsa da ben denk gelemiyorum. Neşe yok, eğlence yok, huzur yok, güven yok. Ferahlık yok, her yerde acı. Elimizi nereye atsak birinin yarasının kanında boğuluyoruz. Hele ki her şeyi çok içselleştiren insanlarsak. Bu beni ayrıca zorluyor. Birinin derdini dinledikten, mutsuzluğuna ortak olduktan sonra evimin dışında bırakamıyorum o hüznü. Normali bu mu yoksa diğeri mi bilemiyorum. Her acı acımın üzerine konup kamburumda yuva ediniyor kendine. Öyle böyle tökezleye tökezleye yürüyoruz. Ne kadar ileri gidiyoruz orası meçhul tabi. İlgi alanımın hızla değişmesinden ötürü mü bilmiyorum. Hemencik Beyhan Budak yazısını açtım. Bu ay ki yazı başlığı " Memento Mori '' O kadar güzel ve içten bir yazı ki. Yine de öyle güzel ve içten bir yazı olmasına rağmen hatta ikna edici bir yazı olmasına rağmen tabuları yıktıramadı. Yaklaştı birazcık ama. Yazının ana mantığı ya gerçekten değer verdiğin insanları birden kaybedersen ? Onları kaybetmiş gibi düşünün ve ertesi gün ne için pişman olacağınızı hesaplayın diyor. Teker teker ölmüşler ve sen öylece kalakalmışsın ya da tam tersi onlar öylece kalakalmış. Bu noktada insanlar ikiye
Masa Dergisi - Sayı 53 (Ağustos 2021)Masa Dergisi · Masa Dergisi Yayınları · 2021167 okunma
10/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2021 77. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Haziran 2021 14:55
Övgüler dizeceğim bir yazar daha. Peki sizce ben yazarın " Anlatmaya Başlamadan Evvel" başlıklı yazısını okuyup yazara mesaj atmış mıyımdır ? Bazen ilk görüşte bilirsin, o insan senin kaderindir. Bazen bir ömür ararsın bulunmaz. Buna benzemiyor mu ? İlk cümleden anlıyorum seveceğim kitabı. Bazen de oku oku yok, girmiyor tek cümle. Beynimin kıvrımlarına takılıp kalıyor. Öze dokunmadan da unutuluyor. Sayfayı açtım şey yazıyor: "Umudun peşinde 8.10.20." Umudun peşinde. Ah Tarıkcım ne bileceksin ki. Aslında yazar ile tanışmam " Kaybolan" kitabı ile olmuştu. Ne kadar güzel bir kalemi var, yeni bir yazar keşfettim ( bana göre yeni ) diye hoplaya zıplaya heyecandan içim içime sığmamıştı. Beni Onlara Verme birçok farklı hikayenin bir araya gelmesi ile oluşturulmuş. Her hikaye farklı ama hikayelerin hepsi sizin hikayeniz gibi. Mesela köşedeki bakkal sizin mahalle bakkalı. Sevdiğine kavuşamayan aşık her gün görüp içinizin sızladığı komşunuz. Hayatın içinde savrulan ama tutamadığınız çocuk, kavgaların susmadığı, camların yere indiği evin çocuğu. O kadar içten anlatabiliyor muyum ? Ha dedim ki yazara: Şüpheye düştüm Tarık bey. İçim ile tanışıyor gibisiniz. Eee evrensellik böyle bir şey demek. Öyle mutlu mesut okudum, bitirdim. Bir kitabı daha var " Düşerken " sanki onu okurken hüzne boğulacak gibi hissediyorum. Sadece his. Kapağını henüz açmadım daha. Bu ara çok iyi okuyorum. Bir ara tövbe açamadım kitap yüzü. Şimdi de o günlerden intikam alır gibi okuyorum. Bir kitabın sizi sarması, size ışık olması, içinizi anlaması o kadar büyük bir mucize ki. Bazen kapılıp gittiğimde ve dönmek zorunda kaldığımda bu lağım çukurundan beter gerçek dünyaya haydaaaa diyorum. Malumunuz burada öyle ders alınası ya da sevgisinin peşinden giden nice aşıkların hikayeleri gibi hikayeler çıkmıyor. Ha
Beni Onlara VermeTarık Tufan · Doğan Kitap Yayınları · 20216bin okunma
10/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2021 76. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2021 14:27
Hala Şükrü Erbaş okumayan var mıdır ? İyi bir okuyucu olup Erbaş kalemi ile tanışmadıysanız çok fazla şey kaybettiğinizi düşünüyorum. Erbaş' ı, malum beyefendinin " İnsanın Acısını İnsan Alır" alıp okumalısın, çok seveceksin demesi üzerine alıp okumuştum. "Son sayfayı kapattığında okumak için bu kadar geç kalma hususuna takılma " demişti. Son sayfayı okuyup kapağı kapattığımda neden bunca zaman okumadım diye hayıflanmıştım. Neyse ki bu ilacı olmayan gecikmişlik ile ilgili bir durum değildi. Tabi bir yazar seviliyorsa her yerde onun başka kitaplarını araştırma yoluna gidilir. Durumlar bende böyle. " Çırpınıp İçinde Döndüğüm Dünya''gözümden kaçmış. Nasıl kaçmış bilmiyorum. Geçen ay BKM' de gezinirken gördüm. Nasıl yani, dedim. Sonrası malum bekle, bekle.. Gelecek hemen okuyacağım. 10 günde geldi. Bekliyorum ya. Elimde başka bir kitap / lar var. Hemen papuçları dama gönderdim. Nasıl ihtiyacım var anlatamam. Şükrü Erbaş' a emanet etmeliyim dile gelmeyen duygularımı. Nasılsa o yazmış.. Çıkmazlarımı hep bilir, merhem olur. O kadar güzel bir kitap yazmış ki. Hisler bu denli nasıl güzel ifade edilir diye diye bitirdim. Ha bir yandan da acaba yavaş mı okusam, bitmese diye de telkin verdim kendime. Eee takan kim, hiç :) Kitaba 26 Haziran'da başladım. Günün akşamında yani. Sınavdan çıktım. Eve geldim. Sınav da nasıl güzel geçmiş. Yaklaşık 4 aydır belki de biraz daha fazla süredir kitap yüzü açmamışım ama sınavım güzel geçmiş. Olacak iş mi şimdi bu ??? Ha yani biliyorum benim hayatımda öyle kolay pek bir şey olmaz. Keyifle oturdum, okumaya başladım. Sonra içim huzursuz oldu. Pazar gün olacak sınav hep ezber. İki üç yazar baksam diye kenara bıraktım. Ertesi sabah heyecanla uyandım. Tabi doğru düzgün uyku nerdeeee. Hayal aleminde dolanırken uyku uğramadı. Pazar sabahı birkaç sayfa
Çırpınıp İçinde Döndüğüm DünyaŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20216bin okunma