“Seni hiçbir dünya telaşına değişmedim ben. Evlerin ve kalabalığın ağırlığını sana üstün tutmadım.Yoksulluğun acısından hafif bilmedim acını. Yenilen herkesin boğuntusuydu kaybolduğum uzaklık, yüzün her bulutlandığında. Nereye gidersem gideyim seni yürüdüm hep. Sevincini bir barış, bir bayram sabahı gibi taşıdım içimde. Sesine güvendim, gözlerine en çok yakışan o sürekli yaz ikindisine. Dönüp dönüp sana geldikçe anladım özgürlüğün aşk olduğunu. Alışkanlıklara yenilmedim ben, seni bir alışkanlığa dönüştürmek istemedim yalnızca.”
Yeni bir kitaba başlamak, bir hayata başlamak gibi. Bu yüzden "sıradaki kitap" seçimi yapmakta bazen zorlanıyorum. Beni neler bekliyor ya da ben neyi bekliyorum. Bana neler katacak ve ben kendime neler katacağım. Ya da o kitapla hiçbir şekilde bir etkileşim kuramayacağız. Dileğim ruha dokunan kitaplarla karşılaşayım. Karşılaşalım. İyi yönden yönlendirecek, aradığımız veyahut arayamadığımız o eksikliklerimizi giderecek, farkındalık yaratacak ve ruhumuzu tıka basa doyuracak kitaplarla kesişsin yollarımız.