“Yeni sınırlarımı o çizmişti. Özgürlüğümü elimden alırken, aslında bana asıl özgürlüğü o bağışlamıştı. Kim olduğumu bana öğreten, ondan kaçarken kendisine daha çok bağlanmama sebep olan aşkına beni tutsak etmişti.”
Onunla ilgili hissetmeye başladığım ne varsa kalbimde bir yerde kök salmadan, hemen koparıp atmam gerekiyordu.
Ama şu içinde bulunduğum durum tam olarak, geçen sene Bayan Carra’nın İtalyanca dersinde işlediği şiirdeki gibiydi.
“I pensieri che mangiano Ia mia anima sono scuse stupide che bruciano come saIe...”*
*Ruhumu yiyen düşünceler, tuz gibi beni kavuran aptal mazeretlerden ibaretler…