Sen... sen... ve sen... Berberlerin aynasında, s..tirici sinema plâklarında, gazete manşetlerinde. Pilavın taşlı lokması ya da şarabın su katığı çalan yudumunda. Sen... sen... ve sen...
Nicesin gene?.. Beyninde mi, yüreğinde mi, başka bir yerinde mi neredeyse o İNAT yönünü yaratan dokular, öpmek isterim. Evrende yalnız seni özler, seni isterim, başkaca hiç... Ne taktığım ne de vurulacağım bir nen yok! Seni.. Sade seni...
Kimselere mecbur olmadım, olmam da. Yiğitliğim ve rivayet olunan erkekliğim bundandır... Ama senin mecburun olmak, beni hiç mi hiç küçültmüyor. Aksine yüceltiyorsun, İNSAN ediyorsun, yaşatıyorsun...